THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Güney Kafkasya'da Yeni Jeopolitik Manzara: Süreçlerin Dinamikleri Değişiyor

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
17001
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 18 Nisan 2016 – Newtimes.az

Ermenistan ordusunun Dağlık Karabağ'da yaptıkları kışkırtmalardan sonra bölgede yeni durum oluşmaktadır. Harp alanında sarsıcı darbeler alan Ermenistan siyasi sahnede de aciz bir duruma düştü. Ermeni diplomasisi ortaya hiçbir tutarlı argüman koyamıyor. Onların gücü Rusya'dan küsmeye yetiyor. Görünür, işgalciler düşünüyorlardı ki, Moskova geniş askeri yadıma gelecek. Ancak Kremlin temkinli davranarak, Azerbaycan'la ilişkilerin onun için büyük önem taşıdığını göstermiştir. Rusya Başbakanı`nın, Dışişleri Bakanı ve diğer üst düzey kişilerin bölgeye seferleri bunu bir kez daha teyit etti. Bütün bunların arka fonunda Azerbaycan Cumhurbaşkanının diplomatik ustalığı sayesinde bölgede yeni üçlü işbirliği biçimleri ortaya çıktı. Uzmanlar bunu takdir ediyor ve bölgede barışın sağlanması, işbirliğinin derinleşmesi yönünde önemli bir adım olarak kabul ediyorlar. Böylece Azerbaycan küresel çapta da kendi jeopolitik konumunu güçlendirmiş oldu.

Provokasyondan Sonraki Yenilgi: Ermenistan'ın Siyasi ve Askeri Acizliği

Ermenistan silahlı kuvvetlerinin cephe hattında işlediği kışkırtmadan sonra Güney Kafkasya'da oluşan jeopolitik manzara hakkında daha fazla konuşulmaya başlandı. Siyasetçiler, analistler, uzmanlar, gazeteciler ve diğerleri bölgede süreçlerin dinamiği konusunda çeşitli fikirler seslendirmektedler. Onların kanaatlerini birkaç kısa savda birleştirmek mümkündür.

Birincisi, analistler ve uzmanlar emindirler ki, Azerbaycan Ordusu Ermenilerin kendi orduları hakkında oluşturduğu ve bazılarının inandığı miti dağıttı. Kısa sürede Ermenistan silahlı kuvvetlerinin savunma hattını birkaç yönde yararak yeni pozisyonlar ele geçiren Azerbaycan askerleri, tahliye ettikleri bölgelerde yerleşebildi. Ermenilerin karşı saldırısının da engellendi. Rus uzman Andrey Yepifantsev yazıyor: "... Eskiden bazıları şöyle düşünüyordu ki, Karabağ Azerbaycanlılar için alınmaz kaledir. Şimdi artık kimse buna emin değil" (bkz.: Андрей Епифанцев. 3: 1 в пользу Азербайджана / "Взгляд.ru", 10 Nisan 2016).

İkincisi, AGİT Minsk Grubu`nun pasif faaliyetleri cephe bölgesinde durumun gerginleşmesinin esas sebeplerindendir. Azerbaycan tarafının defalarca uyarısına rağmen, aracılar taraflı tutum sergilemekte devam ediyorlar ki, bu da bölgede istikrarın sağlanması yolunda ciddi tehlikeler yaratıyor. AGİT'in çatışma ile ilgili yapılan son oturumunda birçok ülkelerin temsilcileri özel vurguladılar ki, "acil ve etkin görüşmeler yapılmalıdır" (bkz.: ATƏT Daimi Şurasının Ermənistan-Azərbaycan münaqişəsi ilə bağlı xüsusi iclası keçirilib / AZƏRTAC, 5 Nisan 2016).

Türkiye'nin AGİT temsilcisi ise beyan etti ki, topraklarının beşte biri Ermenistan tarafından işgal edilen Azerbaycan'dan herhangi kompromis beklemeyin dayanağı yoktur (bkz.: önceki kaynağa).

Üçüncüsü, anlaşıldı ki, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (CSTO) kapsamında Ermenistan'ın saldırgan politikasını kabul etmeyen ülkeler var. Hatta onlar Erivan'ın provokasyonlarına göre, Avrasya Ekonomik Birliği'nin bir sonraki toplantısına katılmadılar (bkz.: Серж Саркисян заявил Медведеву недовольство Россией и ЕАЭС / "Lragir.am", 8 Nisan 2016). Serj Sarkisyan ise bu konuda Rusya yönetimine acizane şikayetten başka adım atamıyor.

Son olarak, herkes kabul ediyor ki, çatışma Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümlenmelidir. Bu, çok önemli kanıdır ve düşünüyoruz ki, bundan sonraki görüşmelere etkisi olacaktır. Artık dünya kamuoyu meseleyi kesin koymaya yönelmiş, yani işgal edilmiş toprakları Ermeni silahlı birlikleri terk etmezse, bölgede barış olmayacak. Onu belirtelim ki, Azerbaycan Cumhurbaşkanı bu konuda kesin, net ve açık şekilde Bakanlar Kurulu`nun yılın birinci çeyreğinin sonuçlarına ve önümüzde duran görevlere adanmış oturumunda bildirdi.

Devlet Başkanı söyledi: "Çözüm çok basit – Ermeni silahlı birlikleri işgal edilmiş topraklardan çıkmalıdır, Azerbaycan vatandaşları kendi topraklarına dönmelidir, ondan sonra bölgede barış ve güvenlik oluşabilir" (bkz.: Prezident İlham Əliyevin sədrliyi ilə Nazirlər Kabinetinin ilin birinci rübünün yekunlarına və qarşıda duran vəzifələrə həsr olunan iclası keçirilib / AZƏRTAC, 9 Nisan 2016).

Tarihi Adımlar: Azerbaycan Jeopolitik İnisiyatifi Ele Alıyor

Böylece, Azerbaycan Ordusu'nun son başarılı adımları iki açıdan olumlu meyvesini verdi. Onlardan biri işgal altındaki topraklardan bir kısmının geri alınması ve Ermeni ordusu hakkında yapay şekillendirilmiş mifin dağıtılmasıdır. Diğeri ise dünya birliğinin Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısı sonucunda ne derecede ciddi tehlikeli durumun oluştuğuna emin olmasıdır. Bunların etkisi sonucunda Erivan'ın bölgede sadece olumsuz rol oynadığı da görülmektedir. Onu hatta bir askeri blokta olan ülkeler bile kabul etmiyorlar. Görünen o ki, son olaylardan Ermenistan sadece mağlup çıktı.

Erivan ancak Rusya'dan küskünlüyünü ifade ede bilmiş, CSTO`dan rahatsızlığını bildirmiş. Görünür, Ermenistan yönetimi Kremlin'den doğrudan askeri yardım bekliyormuş. Bu hülyanın boşa çıkması fonunda Erivan'ın bölgede nüfuzunun aşağı düştüğünü söylemek mümkündür. Onun geleneksel müttefiklerinden hiçbiri bu haksız işinde arkasında durmadı. Bunu önemli jeopolitik sonuçlardan biri olarak kabul ediyoruz.

Fakat Ermenistan'ın böyle acizliği fonunda Azerbaycan diplomasisinin ciddi başarılarını gözlemlemekteyiz. Bu konuda Devlet Başkanının belirttiği fikirler oldukça önemlidir. Öyle ki, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Bakanlar Kurulu toplantısında vurguladı: "Bununla beraber, yeni bölgesel işbirliği biçimi ortaya çıkıyor, şekillenir. Azerbaycan-İran-Rusya bölgesel formatı, Dışişleri Bakanları buluşmuşlar. Ondan bir-iki gün önce İran'da Azerbaycan-İran-Türkiye Dışişleri Bakanları buluşmuşlar. Diğer üçlü formatları var. Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye formatı var. Yani, tüm bu üçlü girişimler bölgede güvenliğin sağlanması ve işbirliğinin derinleşmesi için çok önemlidir. Gördüğünüz gibi, Azerbaycan her bir formatta yer alıyor" (bkz.: önceki kaynağa).

Bunlar Azerbaycan'ın jeopolitik etkinliğini açık ve yeterince somut belirten mesajlardır. Ermenistan şikayet ediyor, kimlerdense küsüyorsa, Azerbaycan bölgede barışı sağlamanın ve işbirliğini derinleştirmenin yeni biçimlerinin oluşmasında ciddi rol oynuyor.

Bir yandan, Rusya-Azerbaycan-İran, diğer taraftan ise Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan üçlü işbirliği formatları artık somut içerik taşımaktadır. Her iki formatta Bakü aktif yer alıyor ve sadece Azerbaycan bunların hepsinde taraf. Bu anlamda Azerbaycan bölgesel güvenlik ve işbirliği formatlarının birleştirici işlevini yerine getiren ülke statüsünü almaktadır. Şimdi herkes kabul ediyor ki, Azerbaycan olmadan Güney Kafkasya'da jeopolitik sorunların çözümü mümkün değildir.

İlginçtir ki, Bakü bölgede çıkarları çatışan büyük devletleri bile uzlaşma düzlemine getirebiliyor. Düşünüyoruz ki, bu tarihi nokta daha uzun süre siyasetçilerin ve diplomatların dikkat merkezinde olacak. Aslında, tarihte ilk kez, Azerbaycan bağımsız bir devlet olarak bu düzeyde barıştırıcı ve birleştirici rol oynuyor, bu sürece Rusya, İran ve Türkiye gibi büyük devletleri dahil edebiliyor.

Yukarıda söylenenler Güney Kafkasya'nın jeopolitik manzarasında yeni faktörlerin kendini göstermeye başladığını doğruluyor. Neredeyse, bu açıdan bir sonraki aşama başlıyor. Burada Azerbaycan'ın konumunun daha güçlü, Ermenistan'ın ise daha zayıf olduğu görülmektedir. Bu eğilimin güçlenmesi halinde bölgede barışın ve istikrarın temin olunacağına şüphe yoktur.

Aynı zamanda, Güney Kafkasya'da gözlemlenen bu süreçler büyük devletlere somut mesajlar veriyor. Yani artık manevralar yapmak, saldırganı desteklemek siyasetinin ne kadar tehlikeli olduğu anlaşılıyor. Aynı şekilde bölgesel güçler de bu hususu dikkate almalıdırlar. Onlar Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını kayıtsız şartsız terk etmesi talebini kararlılıkla bulundurmalıdırlar. Aksi takdirde, bölgede yeni tehditler meydana gelebilir, örneğin, Ermeni terörü yeni şekilde artabilir. Bundan herkesin zarar göreceği bilinmektedir. Tüm bu nedenlerden, AGİT Minsk Grubu ve bölgenin büyük devletleri çatışmanın çözümü yönünde ciddi adımlar atmalıdırlar.

Newtimes.az

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...