THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

2012 yılı Azerbaycan`ın dış politikasında yeni dönemin başlangıcıdır

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
11842
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Azerbaycan Cumhuriyeti`nin bağımsızlığını tekrar kazanmasından artık 20 yıl geçmiştir. Geçen süre içerisinde devlet kuruculuğunun tüm alanlarında olduğu gibi dış politikada da zor, fakat şerefli bir yol katedilmiştir. Bağımsızlığın ilk yıllarında yürütülen dış politika düzensiz ve sistemsiz karakter taşıdığından, Azerbaycan`ın bulunduğu jeopolitik mekanın özellikleri dikkate alınmıyor, güncel konulara konseptual yaklaşılmıyordu. Tektaraflı, çoğu zaman somut duruma bağlı dış politika yürütülüyordu. Sonuçta Azerbaycan uluslararası alandan tecrit edilmiş, çoğu komşu devletlerle ilişkileri keskinlesmiş, Ermeni lobisinin çabaları sayesinde ise dünya bilgi coğrafyasında ablukaya alınmıştı.

Azerbaycan`ın dış politikasının temel prensiplerini Ulu Önder Haydar Aliyev oluşturmuştur. Haydar Aliyev`in temelini oluşturduğu dış politika stratejisi bağımsız     Azerbaycan`ın kurtuluşuna, gelecek kalkınma stratejisinin belirlenmesine yönelmişti. İlk aşamada Azerbaycan`ın uluslararası alanda tecrit durumundan çıkartılması, balanslı dış politika, dünya ekonomisine ve Avroatlantik entegrasyon, dünya azerbaycanlılarının teşkilatlanıp müteşekkil faaliyet göstermesi, sonraki aşamada ise bölgenin ekonomik merkezlerinden birine dönüşmesi bu stratejinin konseptual temelini oluşturuyor.

Balanslı dış politika, çokvektörlü işbirliği, eşithukuklu partnerlik ve milli çıkarlar doğrultusunda bağımsız politika prensiplerine dayanan pragmatik siyaset Haydar Aliyev zekasının bağımsız devletçiliğimizin dış politika konsepsiyonuna getirdiği amillerdir. Bu gün de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu gelenekleri devam ettirerek Azerbaycan`ın mevkiini uluslararası alanda daha da kuvvetlendirmiş, yeni bir aşamaya kaldırmıştır. Artık Azerbaycan, küresel siyasi alanda sıradan katılımcı değil, bölgesel önem taşıyan projelerin girişimcisi ve partneri, uluslararası alanda kendi nüfuzu ile seçilen bir ülke.

2012 yılı Azerbaycan`ın dış politika tarihi için bir takım özellikleri içerir. Bu yıl biz dünyanın 68 ülkesi ile diplomatik ilişkilerimizin kurulmasının 20. yıldönümünü yaşıyoruz. 2012`de Azerbaycan, bir takım uluslararası örgütlerle ilişkilerinde de yüzyılın beşte birini tamamlamıştır. 30 Ocak`ta Azerbaycan`ın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı`na üye olmasının, 2 Mart`ta ise BM ailesine üyeliğinin yirminci yılı tamam olmuştur. Özellikle kaydetmek gerekir ki ülke yalnız 20 yıl içerisinde dünya birliğinde büyük saygınlık kazanabilmiştir. Azerbaycan`ın 2012-2013 yılları için BM Güvenlik Konseyi`ne üye seçilmesi bunun somut göstergesidir ve dış politikamızın en büyük başarısıdır. Azerbaycan Cumhuriyeti`nin Cumhurbaşkanı İlham Aliyev`in belirttiği gibi: “BM Güvenlik Konseyi`ne üye olmağımız bizim tarihi zaferimizdir. Bu zafer bağımsızlığımızın 20. yıldönümüne tesadüf etmiştir. Bu da sembolik anlam taşıyor. 20 yıl içerisinde Azerbaycan, dünya harıtasında kendine layık yerde bulunabilmiştir, dünya birliğinin büyük çoğunluğunun sempatisini, saygısını, güvenini kazanabilmiştir”.

Sovyetler Birliği`nin çökmesinden sonra Azerbaycan, bu saygın kuruluşlara geçici üye seçilen ikinci (Güney Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde ise ilk) post Sovyet ülkesi. Güvenlik Konseyi`ne üye olmakla Azerbaycan`ın yeni dönemin taleplerine uygun uluslararası işbirliği ve faaliyet mekanizmasının geliştirilmesi konusunda konuşmak imkanı yaranmıştır. Hazırda dünyada mevcut uluslararası sistemin, BM`nin kararlarının yerine getirilmesi mekanizmasının ve genellikle faaliyyetinin yeni gerçeklere ve adaletli yaklaşıma tam cevap vermemesi konusunda detaylı müzakereler yapılıyor. Dünyada mevcut olan benzer sorunlara büyük devletlerin jeopolitik çıkarlarına bağımlı olarak farklı yaklaşım en büyük rahatsızlık doğuran hususlardır. Görünen şu: uluslararası hukuk, yalnız özel çıkarlara hizmet gerektiği anda uygulanıyor. Böylece uluslararası ilişkiler sisteminin düzenlenmesinde farklı yaklaşım artık zamanın talebidir.

Kendi sırasında Azerbaycan da yeni dönemin tehdit ve sorunlarının daha verimli çözülebilmesi için BM çerçevesinde reformların yapılmasının taraftarıdır. Azerbaycan, mevcut uluslararası hukukun yerine getirilmesi mekanizmasının işlek olmayışının ve bununla ilgili dünyada ayrı ayrı sorunlara ikili yaklaşımın direkt sonuçları ile karşı karşıyadır. BM Güvenlik Konseyi`nin 1993 yılında Ermenistan-Azerbaycan sorunu ile ilgili 822, 853, 874, 884 sayılı kararlarının hala yerine getirilmemesi mevcut yaklaşımın sonucudur. Bu kararlar Azerbaycan`ın toprak bütünlüğünü tasdik ederek derhal ateşkes ilan olunması, askeri operasyonlara son verilmesi ve işgalci kuvvetlerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarından çıkarılması taleplerini ileri sürmüştür. Böylece Mayıs ayında BM Güvenlik Konseyi`nin Başkanlığını yürütecek Azerbaycan, BM`de fonksiyonel değişikliklere yönelmiş reformlar yapmak teşebbüsü ile dünya kamuoyunun dikkatini çekebilir.

Azerbaycan`ın coğrafi, jeopolitik mevkii, mevcut ekonomik durumu ve potansiyeli onun dış politikasının belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Tarihen farklı sivilizasyonların, kültürlerin, dinlerin kavuşuğunda bulunan Azerbaycan, Doğu ile Batı`yı, Kuzey ile Güney`i birleştiren, Avrasya mekanında yeni komünikasyonların, ulaşım ve enerji koridorlarının üzerinde kavşak ülke gibi bölgede büyük saygınlık kazanmıştır. Aynı zamanda Azerbaycan, günümüzde enerji güvenliği alanında güvenilir partner imajı kazanmıştır. Artık yalnız komşu ülkelerin değil, bir takım Avrupa ülkelerinin enerji politikasında da Azerbaycan`a üstünlük sağlanıyor. Bu itibar “Asrın anlaşması” ile başlayan uluslararası işbirliği sayesinde kazanılmıştır. Tesadüf değildir ki Azerbaycan`ın uluslararası alanda artan saygınlığı 2012 yılında kendini daha net göstermekdedir. Azerbaycan, yalnız bölgesel önemli değil, hatta küresel kapsamlı çağırışım ve tehditlerle ilgili dünyanın politik mimarisinde dikkate alınan devlete dönüşmüştür. Azerbaycan Cumhuriyeti`nin Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ocak`ta geleneksel olarak düzenlenen, dünyanın ekonomik geleceğinin müzakere edildiği Davos Dünya Ekonomik Forumu`na ve Şubat`ta güvenlik sorunlarına adanan 48. Münih Güvenlik Konferans`ına katılmıştır. Azerbaycan, Şubat`ta Meksika`da düzenlenen G-20 toplantısında, Mart`ta Güney Kore`nin başkenti Seul`de düzenlenen Nükleer Güvenlik Zirvesinde temsil olunmuştur. Tüm bunlar Azerbaycan`ın artan saygınlığının göstergesidir.

Azerbaycan, son dönemlerde bir takım uluslararası teşebbüslerin fikir babasıdır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev`in Serencamı`na uygun olarak 2011 yılından başlayarak her iki yılda bir Bakü`de “Dünya Medeniyetlerarası Diyalog Forumu” düzenleniyor. Azerbaycan, “Uluslararası İnsancıl Forum” gibi saygın bir platformun girişimcisidir. Bakü şehri, İslam kültürel irsinin taşıyıcısı olarak 2009 yılında “İslam kültürünün başkenti” olmuştur. 2011 yılında Avrupa şarkı yarışmasında Azerbaycan temsilcileri zafer kazanmışlar ve bu yıl “Eurovision” şarkı yarışması Bakü`de düzenlenecektir. Bakü`nün 2020 yılında Yaz Olimpiyat Oyunlarının düzenlenmesi için de adaylığı ileri sürülmüştür ve aday şehirler arasında hazırda önemli iddaacılardan biridir. Diger taraftan uluslararası örgütlerin faaliyetine katılımımızda kalite değişiklikleri yaşanmaktadır. Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi`nin Genel Sekreterliği`nin Bakü`de bulunması bu yönde ilk adımlardandır. Uluslararası toplum, Azerbaycan`ı hem de zor günlerin dostu gibi tanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Pakistan`da, Türkiye`de, Romanya`da, Sirbistan`da, Bosna-Hersek`te, Gürcistan`da, Moldova`da oluşan doğal afetler zamanı Azerbaycan, ilk yardım eden ülkelerden olmuştur. Tüm bunlar dünyanın politik mimarisinde Azerbaycan`ın yeni mevkiini belirleyir. BM Güvenlik Konseyi`nin üyesi olan Azerbaycan, Güney Kafkasya bölgesinde lider devlettir, uluslararası birliğin çağırışımlarına aktif katılıyor, dünyada adaletli ilişkilerin taraftarıdır.

New Times

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...