THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Mezhepçilik Irak'ın felaketi mi olacak?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
8648
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 12 Haziran 2014 – Newtimes.az

Belli ki Irak’ta seçimler çare üretemiyor. Nüfusunun önemli bir kısmını oluşturan Sünnilerin sandığa olan inancı hatırı sayılır oranda azalmış durumda. İnsanların siyasal sisteme yabancılaştığı bir ülkede demokrasinin gerçek anlamıyla uygulanabilmesi elbette beklenemez.

Nisan 2003’te Firdevs Meydanı’nda Saddam Hüseyin’in heykeli yıkıldığında birçok kişi Irak’ta diktatörlüğün sona erdiği tezini savunmuştu. Hatta Hamid el-Bayati ''Diktatörlükten Demokrasiye'' (From Dictatorship to Democracy) adlı kitabında bu sürecin hikâyesini kaleme aldı. Diğer yandan ünlü düşünür Tarık Ali gibi Saddam’ın heykelinin yıkıntılarından bir demokrasinin doğmayacağını ifade eden kişiler de vardı. Son yaşanan gelişmeler bu görüşü savunanları haklı çıkaracak nitelikte.

Son seçimlerden bu yana Irak’ta şiddet olayları hızlı bir tırmanış içinde. Daha önceki gün Musul’daki çeşitli saldırılarda 165 kişi öldü. IŞİD, Enbar Üniversitesi’ne saldırarak öğrencileri rehin aldı. Bütün ülkeyi saran bu şiddet sarmalı sadece terör gruplarının faaliyetleriyle açıklanamaz.

Şiddetin nedenlerini anlama, tehlikenin nerelere varacağını göstermesi ve önlemlerin hangi noktalarda yoğunlaşması gerektiğini söylemesi bakımından oldukça önemlidir. Bu kanlı bilançonun gözlemcilere verdiği en önemli mesaj, Irak’ta halkın düştüğü ümitsizlik ve ayrışmadır.

Baas'tan Maliki'ye Irak'ta neler değişti?

Bunda, Irak’ta iktidarı elinde bulunduran Şiilik vurgusu baskın yönetimin gün geçtikçe daha partizan, mezhepsel ve ötekileştirici bir tavır benimsemesinin etkisi yadsınamaz. Herkesi kapsayacak bir vatandaşlık anlayışı geliştirmek yerine yargıdan güvenliğe, istihbarattan ekonomiye tüm alanları kendi çıkarına göre yeniden şekillendirmeyi tercih etti.

Aslında siyaset Saddam’ın Baas diktatörlüğünden Maliki otoriteryanizmine evrilmiş oldu. Maliki hükümetinin Sünnilerle ilgili politikası onların siyasi ve sosyal taleplerini dinlemek yerine birkaç önemli Sünni ile ittifak kurmaktı.

Ayrıca terörle mücadele yasası çok muğlâk bir terörizm tanımı yapıyor ve terörizmle suçlanan kişilere büyük cezalar getiriyor. Sünniler bu yasanın amacı dışına çıkartıldığını ve kendilerine karşı bir yıpratma aracı haline dönüştüğünü iddia ettiler, ancak seslerini Bağdat’a duyuramadılar. Ülkede işleyen bir hukuk mekanizmasının olmaması ve mahkemelerin de hükümetin etkisine açık olmasından ötürü şikâyetlerini iletecek merci bulamadılar. (*)

Bir zamanlar Sünni aşiretler El Kaide’ye karşı verilen mücadelenin temel aktörüydü. Oysa son zamanlarda El Kaide benzeri örgütlere yakınlaşmaya başlıyorlar. Bu gelişme yaşanan bu sosyal ve siyasal değişimler bağlamında sorgulanması gereken bir durum.

Son tahlilde Irak’taki ayrışmanın her geçen gün katlanarak artacağı gözüküyor. Irak’ın içine düştüğü kısır döngüyü biraz olsun aşabilmek seçimi kazananın sadece kendi tabanına değil bütün ülkeye yönetici olduğunu fark etmesiyle mümkün. Bugünkü Irak sandığının galipleri ise böyle bir fikirden pek haberdar gibi durmuyorlar.

Ötekileştirme, ayrıştırma iç-dış düşmanlar ezberi ile kendi tabanını konsolide etme ve devleti tüm üniteleriyle ele geçirme temel meşguliyet alanları olmuş. Tabi hala ele geçirilmemiş bir yer kalmışsa.

Yeni demokrasi anlayışı eski diktatörlük yaklaşımının devamı gibi. Sandıktan çıkan ötekileştirici politikalar dengeleyici ve denetleyici kurumların yokluğuyla birleşince ortaya kaos çıkıyor.

Ancak böylesi bir devlet ülkenin diğer kesimleri tarafından kabulleninceye kadar yönetilemez. Bunu, bugüne kadarki deneyim her sene binlerce insanın ölümü pahasına yüzlerce kere ispatlamış durumda.

İhsan Bal, yazar ve terörizm vegüvenlikaraştırmaları uzmanı, Prof. Dr. Aynı zamanda Habertürkgazetesi köşe yazarıdır. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Güvenlik Araştırmaları Merkezi Başkanı ve USAK Başkan Yardımcısı'dır.

* Genişleyen Şiddet ve Derinleşen Ayrılıklar 30 Nisan Seçimlerinin Ardından Irak’ın Belirsiz Geleceği, USAK Yayınları, Rapor No:40, Haziran 2014

Kaynak: HaberTürk

Benzer Makaleler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...