THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Başat Güç(ler) Değişecek Mi?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
5272
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 3 Şubat – Newtimes.az

George Modelski yaklaşık yüzyıllık sürelerde uluslararası sistemde başat güç konumunda olan ülkenin değiştiğini, bunun da başat güce meydan okuyan bir gücün ortaya çıkması ve ikisinin çarpışmasıyla olduğunu ifade etmiştir. Genellikle bu çarpışma sonucunda mevcut başat güç ve ona meydan okuyan güç değil üçüncü bir devlet avantaj sağlayıp başat güç konumuna yükselmekteydi. Soğuk Savaş sonrası dönemde ise başat gücün tanımı, çerçevesi ve uluslararası sistemdeki sayısı üzerine tartışmalar yapıldı. Bu kutup tartışmalarıyla birlikte yürütülmekteydi. Charles Krauthammer önce Soğuk Savaş sonrasını "Tek Kutuplu An” olarak tanımlamıştı. Yani ABD’nin tek süper güç olduğu ama zaman içinde çok kutupluluğa doğru evirilecek bir süreç. Sonra kendisi bu sürenin beklediğinden daha uzun olacağını ifade etti. Gerçekten de Soğuk Savaş sonrasında askeri, ekonomik ve politik olarak ABD diğer büyük ülkelere göre açık ara üstündü. Üstelik yumuşak güç unsurları bakımından da ABD’nin başat bir konumu vardı.

Uluslararası sistemin geldiği noktada da ABD’nin başat güç konumu devam etmektedir. Ancak buna meydan okuma potansiyeline sahip yeni güç merkezleri vardır. Bunlar içerisinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin ayrı bir yeri var. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve en kalabalık ülkesi olan Çin, gücünü askeri ve politik alana taşıyıp uluslararası sistemde etkili olmak isterse ne olur? Bu noktada Çin’in ısrarla böyle bir rolü istemediğini vurgulamakta olduğunu belirtmek gerekir. Çin, ABD ile başat güç olma rekabetine girip belki de bu alanda üçüncü bir ülkeye fırsat vermek istemiyor. Ya da gelişen ekonomisi, askeri potansiyeline rağmen uluslararası alanda ABD’ye rakip olmanın maliyetli olacağını ve ABD’ye göre bazı dezavantajlarının farkında. Özellikle yumuşak güç noktasındaki farkı kapatmak ciddi bir çaba gerektiriyor. Çin’in dil dezavantajı var. ABD hemen her sektörde İngilizcenin evrensel dil konumunun avantajlarına sahip, tabii bir de Avrupa’yla olan özel ilişkileri, NATO sayesinde askeri anlamda ittifak üyeleriyle bağları ayrıca avantaj sağlamakta. Ancak tüm bunlar Çin’in ABD’ye rakip olamayacağı anlamına gelmiyor. Asya-Pasifik bölgesinin giderek uluslararası sistemdeki öneminin artması, bölgenin etkin ülkesi Çin’e avantaj sağlayan bir durum. Çin ekonomik büyümesinin sürekliliği için güvenilir ve kesintisiz enerji sağlama gerekliliğinin bilincinde. Bu nedenle Orta Asya enerji kaynaklarının temini için projelere öncelik veriyor. Türkmenistan-Çin doğal gaz boru hattının işler hale getirilmesiyle doğal gaz açısından Çin bir ölçüde rahatladı.

Başka başat güç adayları var mı? Avrupa Birliği önemli bir ekonomik güç. Ancak birlik olarak bu konumda. Yani AB’nin sorgulanması birliğinin çatırdaması, Avrupa’nın ekonomik güç olmanın yanında siyasi ve askeri potansiyeline de zarar verecek. Başat güç olmak için gerekli olan uluslararası sistemde etkili olma fonksiyonu için siyasi ve askeri güç ve gerektiğinde bu gücü kullanabilecek potansiyel gerekli. Avrupa başat güç rolü oynayacaksa ekonomik, siyasi ve askeri bakımdan Ortadoğu’da, Kafkasya’da, Orta Asya ‘da hatta Asya-Pasifik’te olmak zorunda. Peki Avrupa bu vizyona sahip mi? Bu vizyona sahip olan ve AB’nin uluslararası alanda ve tabi sorunlu coğrafyalarda da politik anlamda rol oynamasını isteyen ülkeler var. Ancak AB’de bunun çok da gerekli olmadığını hatta bazı bölgelerle ekonomik angajmanların dışında var olmanın gereksiz ve maliyetli olduğunu düşünenler de var. Fransa-Almanya bloğu ikinci görüşe yakınken, Büyük Britanya birinci görüşe daha yakındır. AB içerisinde başat güç rolü oynama düşüncesi hakim olup bu doğrultuda politikalara yönelim olursa AB bir başat güç adayıdır. Ancak mevcut durum devam eder ve stratejik vizyonsuzluk kalıcı bir hal alırsa Avrupa’nın kıta olarak içe kapanması, AB’de farklı kademelerde entegrasyon-çok vitesli Avrupa- tartışmaları kaçınılmazdır.

Uluslararası sistemde başat güç olmak ve bu konumu devam ettirmek ekonomik, politik, sosyal ve kültürel alanlarda dünyanın hemen her yerinde bir şekilde var olmayı gerektirir. Başat gücün değişip yeni bir başat güç veya güçlerin ortaya çıkması mutlaka meydan okuyan bir gücün olması ve bir mücadele sonucunda olmak zorunda değildir. Günümüzde çok farklı parametreler vardır. Açık bir mücadele olmadan doğal süreç içerisinde de bu olabilir. Başat güç değişebilir ve/veya mevcut başat güç bu konumunu devam ettirirken yenileri ona katılabilir.

Kaynak: Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (''USAK'', Türkiye)

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...