THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Mısır'da kim ne istiyor?

Siz buradasınız: Baş sayfa »» Jeosiyaset »»
 0 Mesaj Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
8509
Yazı Aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakü, 2 Temmuz 2013 – Newtimes.az

Mısır'da 25 Ocak 2011'de Mübarek'in devrilmesinin ardından seçimler yapılmış olmasına rağmen istikrar tesis edilebilmiş değil. Liberaller, sekülerler ve eski rejim taraftarları demokratik bir seçimle başa gelmiş olan Mursi'nin istifasını istiyor.

Şiddet sarmalı ise gittikçe artıyor. Ölüm haberleri, taciz vakıaları, Müslüman Kardeşler'e ait binaların kundaklandıkları, baltacıların yeniden ortaya çıktıkları gelen haberler arasında. Peki bu gösterileri yapanlar kim, ne istiyorlar ve Mursi'den niye rahatsızlar?

Sokaktaki gruplar kim?

Mısır sokaklarında ortak yanları Mursi'ye karşı olmak ve diyalog için Mursi'nin görevi bırakması şartını koşmak olan muhtelif gruplar var. Göstericileri 3 grupta toplamak mümkün. Birincisi kitleleri mobilize etmek için mali kaynağa sahip eski rejimin yani Mübarek'in destekçisi olanlar. Bu gruplar şeffaflaşma ve demokratikleşmeyle birlikte eski yolsuzluk defterlerinin açılmasından korktukları gibi yavaş yavaş kaybetmeye başladıkları imtiyazlarını da geri elde etmenin peşindeler. İkincisi seçimlerde başarılı olamayan ancak kendilerini devrimin sahibi olarak gören siyasi partiler. Bunların içerisinde büyük bir oy tabanına sahip olmayan partiler olduğu gibi, seçimlerde Mursi'nin asıl rakipleri olan Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin başkanı El Baradey ve Mübarek döneminin son başbakanı Ahmet Şefik'in etrafında 'tamarrud' adı altında toplananlar var. Son olarak ise hükümetin performansından memnun olmayan daha ziyade bireysel olarak protestolara katılan göstericiler de mevcut. Ancak toplumdaki kutuplaşmayı söylemleri ile had safhaya taşıyan ve her türlü diyaloğa kapalı olanlar ise ilk iki grup.

Peki ne istiyorlar?

Göstericiler oldukça heterojen bir yapıya sahip olmalarına rağmen belli başlı noktalarda birleşiyorlar. Ortak söylemleri 'karşı devrim'. Bir diğer ifadeyle Mübarek'in devrilmesinin ardından seçimle iş başına gelmiş olmasına rağmen Mursi'yi de devirmek. Devamında geçici bir hükümet kurulmasını talep ediyorlar. Hepsi olmasa da bir kısmı bu geçici hükümete 25 Ocak devriminin ardından olduğu gibi ordunun riyaset etmesinde bir beis görmüyorlar. Daha sonra yeniden seçimlerin yapılmasını ve seçilecek olan partinin de yeni bir anayasa yapması talebindeler. Ayrıca hükümetin ekonomiyi düzeltemediği aksine daha da kötüleştirdiği iddiasındalar.

Mursi Cephesi

Göstericilerin bu taleplerinin ve rahatsızlıklarının bir kısmı ve ülkeyi kaosa sürüklemeden gösteri yapmaları makul gözüküyor olsa da ortada bir ters bir durum var. Mursi'nin başa gelir gelmez herşeyi bir anda düzeltemeyeceğini biliniyordu. Ancak muhalefetin bir kısmı hiçbir zaman seçim kazanamayacaklarının farkındalar. Bir kısmı ise Mübarek döneminden kalma imtiyaz ve rantlarını kaybedeceklerini biliyorlar. Bu sebeble Mursi başa geldiğinden bu yana kendisinden tüm problemleri sihirli dokunuşlarla halletmesini talep ettiler. Mübarek'in 30 senelik istibdadında öne çıkan belli başlı sıkıntılar; işsizlik, rejim desteğiyle halkın sırtında yükselen yeni burjuva, polise verilen çok geniş yetkiler, İsrail'e Mısır halkını küçük düşürücü bir siyasetin izlenmesi, yolsuzluğun had safhada olması, kişi hürriyetlerini kısıtlayıcı çok ciddi bir baskının olması, yargıda ve bürokraside işlerin düzgün yürümemesi. Mursi'nin 30 senede kronikleşmiş olan bu problemleri bir sene içerisinde çözmesi elbette mümkün değil. Üstelik bürokrasinin ve özellikle Mübarek döneminde çok ciddi imtiyazlar verilmiş olan polisin Mursi'ye her fırsatta karşı çıkması, yapacağı her işe baştan muhalefet edip taş koyması, işleri daha da güçleştiriyor. Ordunun içerisinde ise Mursi'ye ve Müslüman Kardeşler'e kayıtsız şartsız karşı olan ve her an darbe yapmak için fırsat bekleyen generallerin olması Mursi hükümetinin çalışmalarını sekteye uğratıyor. Muhalefetin ise hem yeni anayasa meselesinde hem de ekonomi politikalarında ülke menfaatlerini hiç göz önünde bulundurmadan kuru kuruya bir Mursi düşmanlığı yapması sorunların halledilmesini güçleştiriyor. Yargının Mursi'ye ve Müslüman Kardeşler'e aşikaren düşmanlık edip her fırsatta siyasete müdahil olması ise ayrı bir sıkıntı. Bir mahkemenin geçtiğimiz günlerde Mursi'yi 'kaçkın' ilan etmesi, Hamas-İsrail arabuluculuğunun ardından mahkeme emriyle ordunun Refah'taki tünelleri suyla doldurması yargının pek de masum olmadığının kanıtı. Öte yandan mahkemelerin, Mübarek'in yargılanmasında olduğu gibi, muhalefetin hoşuna gitmeyen bir karar vermesi durumunda 'Mursi'nin mahkemeleri' olarak ilan edilmesi ise ironik bir durum oluşturuyor. Mursi'nin sözlerini, icraatlarını çarpıtmaya yer arayan ve özellikle son olaylardaki tutumuyla objektiflik kriterlerini tamamıyla terk eden medya ise olayın başka bir boyutu.

Özetle denilebilir ki Mısır'ın ilk defa adil bir şekilde seçilmiş olan başkanı Mursi ve Müslüman Kardeşler dört koldan ateş altına alınmış durumda. Polis, ordu, yargı, medya ve muhalefet her türlü diyaloğa kulaklarını tıkayarak ülkeyi içinden çıkılması zor gözüken bir kaosa doğru sürüklüyor. Mursi'nin birkaç gün önce yaptığı ulusa seslenişte hatalarının olduğunu kabul etmesine, diyaloğa ve fikir teatisine açık olduğunu ifade etmesine rağmen muhalefet sokakları terörize etmeye devam ediyor.

Kaynak: www.usasabah.com

Benzer Makaleler

İlişkili bölümler

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...