THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Latin Amerika'da Çin ve Rusya

Latin Amerika'da Çin ve Rusya
07 Mayıs 2015

SSCB'nin çöküşünden sonra Çin Halk Cumhuriyeti'nin potansiyel süper güç olma mücadelesi güçlü ve sürekli olmaya başladı. Bunun için tüm gerekenlere sahipti: Nüfus bakımından liderdi, ekonomisi dinamik şekilde gelişiyordu, küresel düzeyde uluslararası ticarete katılıyordu, artan altın rezervlerine sahipti. Dünyanın, dolayısıyla da ABD'nin finans sisteminin istikrarı birçok anlamda bunlara bağlıdır. Çin sayıca dünyanın en büyük ordusu, dev ve sürekli modernleşen nükleer silah potansiyeli, uzay teknolojileri alanında elde ettiği başarılarıyla gurur duyabilir.

Güney Kafkasya Düğümü: Çok Yönlü "Jeopolitik Oyun"

Güney Kafkasya Düğümü: Çok Yönlü "Jeopolitik Oyun"
06 Mayıs 2015

Hazar Denizi'nin enerji rezervleri uğruna jeopolitik rekabet, 80'li yılların sonunda Güney Kafkasya'da yaşanan etnik sınır çatışmalarında kendini gösterdi. 90'lı yılların ortalarından itibaren karadan denize yayılıp, 20 Eylül 1994 tarihinde Bakü'de "Asrın Anlaşması" imzalandıktan sonra daha somut çizgiler aldı. Güney Kafkasya ve Hazar ülkeleri "Hazar satranç tahtası"nda dünyanın ve bölgenin büyük devletleri tarafından yürütülen "jeopolitik oyun"a katılmaya başladı. Önceki yüzyıllarda olduğu gibi, bugün de dünyanın ve bölgenin büyük devletlerinin doğrudan jeopolitik çıkarlarının merkezinde, Hazar bölgesinde çok önemli coğrafi konumda bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti yer alır.

Dünya Tarihi ve XXI Yüzyıl Jeosiyasetinde Kafkasya ve Hazar

Dünya Tarihi ve XXI Yüzyıl Jeosiyasetinde Kafkasya ve Hazar
04 Mayıs 2015

Hazar ve Karadeniz arasında bulunan ve Orta Asya'nın "jeopolitik anahtarı" olan Kafkasya, halen jeopolitik olarak aktif bölgedir ve önemli jeostratejik rol oynar, çünkü bu bölgede kontrolün ele geçirilmesi, kuzeyden Büyük Orta Doğu'ya, Basra Körfezi ve Akdeniz'in doğusuna; güneyden ise Güney Rusya'nın düzlüklerine çıkıyor. Hazar Denizi havzasına gelince, bu bölge yüzyıllardır Orta Avrasya jeopolitikasında yaşanan askeri-siyasi ve sosyo-ekonomik süreçlerde önemli rol oynamıştır. XVIII yüzyıldan itibaren Hazar bölgesi, Merkezi Avrasya'nın ekonomik ve askeri-siyasi açıdan önemli bu bölgesi üzerinde kontrolü ele geçirmeye can atan büyük ve bölgesel devletlerin şiddetli jeopolitik rekabet konularından biriydi.

Türkiye, Avrupa Birliği'ne Katılacak Mı?

Türkiye, Avrupa Birliği'ne Katılacak Mı?
01 Mayıs 2015

Türkiye'nin Avrupa ile bütünleşme yönündeki dış politikasının başarısızlığının nedeni, Doğu'nun sosyo-kültürel, siyasal özellikleriyle açıklanabilir. Ülkenin AB üyeliğine doğru yolu net olmuştur. AB'nin Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile ilişkilerinde, onlara finansman desteği sağlamanın yanında belli bazı şartlar konulduysa da, daha ziyade üyelikle ilgili vaatler verilirdi. Türkiye'ye gelince ise, üyelikle ilgili vaatler verilmediği halde, şartlar ileri sürülür. AB'nin standart taleplerinden başka, Türkiye'nin İslam âlemine mensup olmasıyla ilgili kültürel konular da dile getiriliyor, "Avrupa Halkları Ailesi"ne dâhil olması şüphede bırakılır. Türkiye'nin AB'yle bütünleşme yolundaki ciddi engellerden biri de çözümlenmemiş Kürt sorunudur.

Brzezinski: ABD Ukrayna'daki Süreçleri Yönlendirmelidir

Brzezinski: ABD Ukrayna'daki Süreçleri Yönlendirmelidir
10 Nisan 2015

Rusya'ya ve Ukrayna olaylarına ilişkin sert tutum yanlısı ("Hardliner") olan Brzezinski düşünür ki, ABD Ukrayna'da yaşanan süreçlere yeterince aktif katılmıyor. Onun fikrince, ABD artık Ukrayna'daki gelişmelere sadece tepki vermekle kalmayıp, krizin sonuçlarının oluşturulmasında aktif yer almalıdır: "Olaylara tepki vermekle, onları yönlendirmek arasında büyük fark var. Tepki; büyük zaferi, bizim değerlerimizin, gücümüzün ve istihbaratımızın başarısına olan güveni öngörüyor. Bu yaklaşım kısa vadede elde edilebilen sonuçlara tutunmayı ve bizi ilgilendiren konuların yanı sıra, Rusya'nın çıkarlarını da dikkate almayı gerektirir; çünkü bu yaklaşımla kriz taraflardan hiçbirinin mutlak zaferiyle sona ermeyecektir".

İran'ın Nükleer Programına İlişkin Çerçeve Anlaşmasının Yarattığı Umut ve Endişeler

İran'ın Nükleer Programına İlişkin Çerçeve Anlaşmasının Yarattığı Umut ve Endişeler
07 Nisan 2015

12 yıl süren görüşmelerden sonra, nihayet, 1 Nisan 2015'te İsviçre'nin Lozan kentinde ''İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer programına ilişkin ortak bileşik faaliyet planının parametreleri'' olarak adlandırılan çerçeve anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, taraflar arasında uzun yıllardır var olan ''buzların eridiği'' izlenimini yaratıyor. İran'ın nükleer programı üzerinde anlaşma sağlanması yönündeki süreçlerin, uluslararası siyasi ilişkiler ve güvenlik düzleminde etkisi de ilginçtir. İsrail'i memnun etmeyen bu süreç ABD-İran ilişkilerinde buzların kırılması ve yakınlaşmaya götürebilir. Bölgede İran'ın nüfuzunun artmasından rahatsız olan ve nükleer santraller kurma niyetini beyan eden Suudi Arabistan başta olmak üzere, bir dizi Arap devleti İran'a karşı İsrail'le yakınlaşabilir. Öte yandan, İran'ın esas ortaklarından Rusya, bu ülkenin ABD ve AB ile siyasi, ekonomik temaslarının artmasından kıskançlık duyabilir.

Henry Kissinger Yeni Dünya Düzeni Hakkında

Henry Kissinger Yeni Dünya Düzeni Hakkında
19 Mart 2015

1969-1977 yıllarında ABD başkanları Richard Nixon ve Gerald Ford'un yönetiminde önce Milli Güvenlik Müşaviri, daha sonra ise Dışişleri Bakanı görevlerinde çalışmış olan 91 yaşındaki Henry Kissinger'in dış politika, jeosiyaset, güvenlik meseleleri ile ilgili tavsiyelerine, bugün de ABD Başkanlığında önem verilmektedir. Geçenlerde Alman "Der Spiegel" yayınına verdiği röportajda Kissinger, birçoklarını ilgilendiren jeopolitik sorunlar, yeni küresel düzenin oluşumu da dahil, konusunda düşüncelerini paylaştı.

İran: Nükleer Görüşmelerinde Çıkar Çatışması ve Belirsizlik Güçlenir

İran: Nükleer Görüşmelerinde Çıkar Çatışması ve Belirsizlik Güçlenir
18 Mart 2015

İran ile "altı ülke" (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Çin) arasında İran'ın nükleer programı ile ilgili devam eden görüşmelerde bu yılın mart ayının sonlarına kadar anlaşmanın genel hatlarının belirlenmesi, haziran ayına kadar ise nihai anlaşmanın sağlanması planlanıyordu. Ancak son veriler ilk anlaşmanın sağlanmasının düşünüldüğü kadar erken olmayacağını gösterir. Nitekim Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) verilerine göre, İran'la Ajans yetkilileri arasındaki gelecek görüşme nisan ayının ortalarında olacak. ABD ve Avrupalı yetkililere göre, İran'la "altı ülke" arasında herhangi bir anlaşmanın elde edilmesi için, UAEA ile yürütülen müzakerelerde ilerleme olmalıdır. Bu demektir ki, mart ayında ilk uzlaşı mümkün olmayacak, İran'la UAEA arasında nisan ortalarında gerçekleşecek görüşmenin ise nasıl sonuçlanacağı belli değil.

Avrupa Birliği: Kriz ve Jeosiyaset

Avrupa Birliği: Kriz ve Jeosiyaset
03 Mart 2015

Brüksel'in son zamanlarda birçok sorunla karşı karşıya olduğu hakkında bilgiler yayılır. Organizasyon kapsamında ortaya çıkan sorunlar çözüm bulmuyor. Burada bölücülük eğilimleri, bazı devletlerin bağımsız siyaset yürütme iddiası, milliyetçiliğin radikal içerik alması, işsizlik gibi sorunlar ön plana çıkar. Onları ortadan kaldırabilecek etkili programlar ise henüz yok. Üstelik dış politikada da belli karşıtlıklar su yüzüne çıkmaya başladı. Ukrayna krizinin arka planında, AB'nin Rusya ile ilişkileri nasıl kuracağını Brüksel netleştirmedi. Uzmanlar örgütün dış politika ilkelerinin yenilenmesi talebinin olduğundan söz ediyorlar. Fakat Avrupa buna hazır mı?

AB-Eski Sovyet Bölgesi: Jeopolitik Değişiklikler Zemininde Sorunlar – İkinci Kısım

AB-Eski Sovyet Bölgesi: Jeopolitik Değişiklikler Zemininde Sorunlar – İkinci Kısım
06 Şubat 2015

AB'nin bu bölgedeki politikasında belirsizlikler sürer. Ona tamamen örgütün eski Sovyet alanında gerçekleştirdiği siyaset bağlamında bakılabilir. Yukarıdaki analizler gösteriyor ki, şu anda AB bu yönde sorunlarla yüzleşir, onların nasıl ve ne zaman giderileceği meselesinin ise ucu açıktır. Brüksel şimdilik oluşan durumu değiştirememektedir. Aynı zamanda, AB için bu jeopolitik alanda diğer büyük güçlerin daha etkinleşmesi ciddi rekabet ortamı oluşturur. Bu rekabet ortamının içeriği ile ilgili henüz ortak bir görüş yoktur. Bazı uzmanlara göre, uzmanların çoğu "jeopolitik yanılsama"ya kapılmıştır. Gerçekte Rusya ve Çin ABD'nin uzun yıllardır yarattığı jeopolitik sistem çerçevesinde faaliyet gösterirler. Böyle bir ortamda örgütün hangi siyasi yolu seçeceğini söylemek zordur. Fakat Avrupa Birliği'nin eski Sovyet alanı uğrundaki jeopolitik mücadelesini sürdüreceğini söylemek mümkündür.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti
10 Eylül 2020 Anadolu Ajansı

Macron Fransası ve Doğu Akdeniz siyaseti

Dünya barışı kavramının uluslararası arenadaki mevcut kargaşa içerisinde unutulduğunu ve yerini ne olursa olsun kazanma hırsının aldığını müşahede ediyoruz.

Daha...
Eşk olsun Azerbaycan…
06 Eylül 2020 Gözlem

Eşk olsun Azerbaycan…

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri, yaşamakta olduğumuz bu zor günlerde, yüreğimize su serpti.

Daha...