THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

ABD "İkibuçuk Tehdit" Üzerinden Yeni Bir Oyun Peşinde

ABD "İkibuçuk Tehdit" Üzerinden Yeni Bir Oyun Peşinde
16 Nisan 2018

Yazıya ortasından girelim: Suriye'de yaşanan bu son krizin tüm dünya açısından taşıdığı tehdit boyutu halen anlaşılabilmiş değil. Meseleyi sadece "kimyasal kullanımı" ve ona verilen, artık bir klasik haline dönüşmüş "akıllı füze cevabı" ile geçiştirmek; devekuşunun tehlike anında kafasını kuma sakladığı o meşhur hikâye ile eşdeğer olacaktır. Daha da vahimi, bizi o devekuşunun yerine koyacaktır.

İrevan`dan "Erivan`a" değişen topraklarımız

İrevan`dan
27 Şubat 2018

Aslında bunu yazmayacactım. Çünkü Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Yeni Azerbaycan Partisi`nin (YAP) 8 Şubat 2018 tarihinde düzenlenen dördüncü kongresinde ülkenin iç ve dış politikası hakkında geniş ve kapsamlı bir konuşma yapmıştı. Ancak daha sonra Ermeni, Rus ve Fransız yetkililerin Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in kongredeki konuşması üzerine yaptığı açıklamalardan sonra bu yazıyı yazmanın gerekli olduğunu düşündüm.

Türk Askeri Umut Yeri – "Zeytin Dalı" Operasyonuna Bakış

Türk Askeri Umut Yeri – "Zeytin Dalı" Operasyonuna Bakış
31 Ocak 2018

Tarihsel acıdan Azerbaycan'ın bulunduğu Kafkasya ve yakın temasta olduğumuz Ortadoğu bölgeleri dünyanın jeopolitik açıdan en hassas ve sıcak bölgeleri hesap olunmuşlar. Dünyanın büyük güç merkezlerinin bu bölgedeki kalıcı çıkarları her zaman istikrar için büyük bir tehdit olmuştur. Günümüzde de bölgedeki büyük güçlerin farklı konum ve niyetleri jeopolitik manzara üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. Gözlemlerimiz, 21`inci yüzyılın başında gerçekleşen süreçlerin, birçok özellik bakımından 20`nci yüzyılın başlarında yaşanan olayları andırıyor olduğunu göstermektedir. Geçtiğimiz 100 yıl boyunca, jeopolitik koşullarda ve süreçteki katılımcılar arasında bazı değişiklikler yapılsa da, olaylar içerik bakımından değişmedi.

Bölücülüğe Karşı Mücadelede Türkmen örneği

Bölücülüğe Karşı Mücadelede Türkmen örneği
30 Kasım 2017

Küreselleşme sürecinin toplumun her katmanına derinden nüfuz ettiği çağdaş dönemin en büyük tehditlerden biri bölücülüktür. Ne kadar paradoksal olsa dahi, sadece ekonomik, siyasi veya kültürel ortaklığa değil, hatta ortak değerlerin oluşturulmasına yönelik küreselleşme bölücülüğün genişlemesine engel olamadı. Yeni binyılda insanlığın en büyük baş ağrısı haline gelen bölücülüğün gerçek nedenleri nelerdir? Neden farklı bölgelerde ve farklı toplumlarda bölücülüğe farklı yaklaşılıyor?

Ermenistan'daki Durum: İçeride kriz, Dış Politikada İflas

Ermenistan'daki Durum: İçeride kriz, Dış Politikada İflas
04 Ağustos 2017

Son zamanlarda, Ermeni medyası tuhaf mantıkla Erivan'ın izlediği politikayı açıklamaya çalışıyor. Azerbaycan ile ilgili konuları kabartmaya çalışılıyor. Bir taraftan, Bir taraftan onlar Azerbaycan Ordusu tarafından yapılan güçlü saldırılar konusunda yanlış bilgi yayıyor diğer yandan ise Kremlin'i Bakü'ye yeni silah satmakta suçlamaya çalışıyorlar. Her iki yönde de gerçek argüman sunamayan Ermenistan geleneklerine uyğun olarak yalan ve iftiraya başvuruyorlar. Aydın görünüyor ki, Azerbaycan Ordusu Ermenistan silahlı kuvvetlerinden defalarca güçlüdür. Ermenilerin her kışkırtıcı eylemine şiddetle cevap verilmektedir. Aynı zamanda Azerbaycan da savunma kapasitesini sürekli arttırıyor. Özellikle, Rusya'dan modern silahlar almaya devam ediyor. İki ülkenin siyasi liderleri de düzenli olarak iletişim kuruyorlar. Bölgesel ve küresel önemi olan jeopolitik konuları tartışıyorlar, müşterek çözümler arıyorlar. Bunlara Erivan çok kıskanç tepki vermektedir. Ancak gerçeği gizlemek imkansız – Ermenistan'daki sosyal, politik, ekonomik ve ahlaki moral kriz daha da derinleşiyor.

Türkiye'nin S-400 Cevabı: Küresel Jeopolitiğin Yeni Hususları

Türkiye'nin S-400 Cevabı: Küresel Jeopolitiğin Yeni Hususları
02 Ağustos 2017

Ankara'nın Rusya'dan hava savunma sistemlerinin satın alınmasına ilişkin beyanatından sonra bazı çevrelerde rahatsızlık arttı. Özellikle, Birleşik Devletler ve Avrupalı müttefikleri itirazlarını dile getirdiler. Onlar hesap ediyorlar ki, Türkiye bu adımı ile NATO'nun savunma olanaklarını kısıtlar. Ancak bazı nedenlerden dolayı, aynı sistemleri Yunanistan, Bulgaristan ve Macaristan'ın satın alması göz ardı ediliyor. Uzmanlar, burada daha ciddi jeopolitik faktörlerin rol oynadığına inanıyorlar. Türkiye'nin büyük devlet olarak dünya çapında daha geniş konumda olması söz konusu. Ankara bölgenin büyük devleti olarak daha önemli jeopolitik statüye can atıyor. Bu bağlamda, Batı, onun attığı her adıma tepki veriyor. Fakat her ne olursa olsun, Türkiye güvenliğinin temini bakımını kendisinin gerekli gördüğü şekilde ve çerçevede sağlayacak ve sağlaması gerekiyor. Orta Doğu'da gergin bir jeopolitik mücadele olduğunu söylemek mümkündür. Sorunun bu tarafının analizi önemlidir.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif'in CFR konuşması

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif'in CFR konuşması
19 Temmuz 2017

2013 yılından beri İran İslam Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanı olarak görev yapan Muhammed Cevat Zarif, İran nükleer anlaşması başta olmak üzere son dönemde küresel barışa yaptığı katkılarla adından övgüyle söz ettiren çok önemli bir diplomattır. İran tarihinin en etkili Dış İşleri Bakanı olan Zarif, İran nükleer programı konusunda Batı ülkeleriyle sağlanan uzlaşmayı sağlamasının dışında, son yıllarda Orta Doğu coğrafyasında da ülkesinin daha etkin bir dış politika yürütmesini sağlamış ve bu nedenle ülkesinde de sıklıkla övgü konusu olmaktadır. Zarif, geçtiğimiz gün Council on Foreign Relations (CFR) tarafından düzenlenen ve kurum başkanı Richard N. Haass'ın moderatörlüğünü yaptığı bir oturuma katılmış ve güncel gelişmelerle ilgili fikirlerini paylamıştır. Bu yazıda, Zarif'in konuşması ana hatlarıyla özetlenecektir.

"Türk Akımı": Avrupa'nın Enerji Güvenliği ve Jeopolitik Çıkarlar Bağlamında

"Türk Akımı": Avrupa'nın Enerji Güvenliği ve Jeopolitik Çıkarlar Bağlamında
10 Temmuz 2017

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Haziran ayının sonlarında "Türk akımı" projesinin gerçekleşmesinin bir sonraki aşamasının startını verdi. O, Anapa`da gemide düğmeye basarak "ileri" dedi. Bu, "Türk akımı" projesinin denizin dibi ile çekiminin başlaması demektir. Uzmanlar kabul ediyorlar ki, bu süreç başarıyla tamamlanacaktır. Çünkü şimdi teknoloji o kadar gelişti ki, bu gibi işleri hızla görmek zor değil. Üstelik, bu boru hattı çevresel olarak tam zararsızdır. Rusya boru hattını Türkiye kıyılarına kadar çekecek. Sonrasını Türk tarafı hayata geçirmelidir. Uzmanların görüşüne göre, bu olayın jeopolitik önemi az değildir. Yani o, sadece enerji meselesi ile sınırlı değildir. Bir yandan, Ortadoğu'daki jeopolitik dinamiğe, diğer taraftan ise Avrupa'nın enerji ile teminatına ciddi etkisi olabilen faktördür. Burada Amerika'nın olası tepkisini ve cevap adımlarını da dikkate almak gerekir. Tüm bunlar "Türk akımı" projesinin Batı'nın enerji güvenliğinin temininde önemli rol oynaya bilmesinin yanında, belirli jeopolitik riskleri de meydana çıkardığını gösteriyor.

"Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye" – Başarılı Üçlü İşbirliğinin 25 Yılı

"Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye" – Başarılı Üçlü İşbirliğinin 25 Yılı
08 Haziran 2017

Üçüncü bin yılda Azerbaycan'ın dış politikasına yeni işbirliği biçimi eklenmiştir. Bağımsızlığın ilk yıllarından itibaren cumhuriyetimizin uluslararası ilişkiler sisteminde ikili ve çok taraflı formatta işbirliği öncelik olmuştur. Yeni aşamada ise Azerbaycan dış politikasına üçlü bölgesel işbirliği formatı eklemiştir. Azerbaycan bölgesel düzlemde birkaç üçlü formatın girişimcisi veya katılmıştır. Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye, Azerbaycan-İran-Türkiye, Azerbaycan-Türkiye-Türkmenistan ve Azerbaycan-Rusya-İran formatları bölgesel meselelerin müzakeresi, işbirliği ilişkilerinin daha da derinlemesine geliştirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli teşebbüslerdir. Bu yeni trend aynı zamanda Azerbaycan'ın saldırgan Ermenistan hariç tüm komşularıyla karşılıklı faydalı ilişkilere verdiği önemi gösteriyor.

Avrupa'da Türkofobi Eğilimleri Yalancı Demokrasi Perdesi Altında Saklı Tutuluyor

Avrupa'da Türkofobi Eğilimleri Yalancı Demokrasi Perdesi Altında Saklı Tutuluyor
28 Nisan 2017

Günümüzde yaşanan olaylar bir kez daha göstermektedir ki, Avrupa ortaçağ tefekküründen ileri gidememiştir. Günümüzde Avrupa'nın modernleşmenin ve küreselleşmenin çekirdeği olarak kabul edilmesine rağmen, olayların analizi gösteriyor ki, bu yaklaşım, sadece Batı değerlerinin tüm dünyaya tek şablonlar çerçevesinde uygulamasına dayanıyor. Şu anda kendisine ait olmayanların ötekiler hesap edilmesi ve bu ötekilerin bağımsız karar ve tercihlerine saygı gösterilmemesi Avrupa'nın ortaçağ tefekküründen doğuyor. Zira, Ortaçağ'da "İhtiyar kıta" sakinleri sadece Hıristiyan değerlere inanıyor ve bu değerlerin ötesinde olan hiçbir şeyi kabul etmiyorlardı. Avrupa "Hıristiyanlık Kalesi" olarak görülüyordu ve bu mekanda en büyük düşman veya rakip gibi Müslüman Türkleri görüyorlardı.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

ABD çekilirse
06 Nisan 2018 Habertürk

ABD çekilirse

Çarşamba günü Astana süreci ortakları Rusya, İran ve Türkiye'nin dünyaya bir birlik ve güç mesajı verdikleri çok yazıldı çizildi.

Daha...
The West Is Wrong About China's President
03 Nisan 2018 Project Syndicate

The West Is Wrong About China's President

China's recent constitutional amendment eliminating the term limits for the president and vice president has left much of the West aghast.

Daha...

Dünya Kentleri