THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Yaptırımlar yahut diyalog: Batı-Türkiye ilişkilerinde başlıca soru

Yaptırımlar yahut diyalog: Batı-Türkiye ilişkilerinde başlıca soru
25 Temmuz 2019

Rusya üretimi olan S-400 hava savunma sisteminin Türkiye tarafından alınmasıyla küresel jeopolitikada bir çalkantı meydana geldi. Amerikan Kongresi, Ankara'ya yönelik politik ve ekonomik yaptırımların uygulanması yönünde çağrıda bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı da Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması yönünde ifadelere yer veriyor. Türkiye'nin güvenliğinin Batı'yı asla ilgilendirmediği açıkca görülüyor. Yahut Batı, Türkiye'nin güvenliğini kendi çıkarlarını göz önünde bulundurarak düşünüyor. Oysa bu tümüyle durumu belirsizliğe sürüklüyor. Doğal olarak Türkiye, kendi tutumundan taviz veremez. Batı ise tutumunda değişiklik yapmak ve eşit hukuklu ortak olarak Türkiye ile diyaloga gitmek zorundadır. Fakat bu gelişme hissedilmemektedir. Bu yüzden ABD-Türkiye ilişkilerinde daha bir süre boyunca da riskli gelişmelerin yaşanacağını bekleyebiliriz. Bu gelişmeler bağlamında dünyada nasıl bir süreçlerin yaşanacağı üzerine düşünmek gerekir. Türkiye-Rusya ilişkileri de bu bağlamda ilgi doğurmaktadır.

Donald Tusk'un Güney Kafkasya ziyareti: Doğu Ortaklığı'nda yeni aşama doğrultusunda

Donald Tusk'un Güney Kafkasya ziyareti: Doğu Ortaklığı'nda yeni aşama doğrultusunda
16 Temmuz 2019

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk'un Azerbaycan ziyaretinin ardından Ermenistan'da ve Gürcistan'da bulunması bölge için güncel olan birtakım jeopolitik konuyu tekrar gündeme taşıdı. Analistler, post-Sovyet coğrafyası için önemli olan bazı hususların daha aktif hale geldiğini belirtiyorlar. Bu noktada Tusk'un Ermenistan'da verdiği demeç ilgi doğuruyor. Tusk, yaptığı açıklamada Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun uluslararası hukuk normları temel alınmakla Helsinki Nihai Kararı'nın hükümleri gereği çözülmesi gerektiğini açık şekilde ifade etti. Oysa bu Ermenistan'ın işgalci ülke olduğunu onaylamak anlamına geliyor. AB, Azerbaycan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve sınırlarının dokunulmazlığını savunuyor. Bu tutum Doğu Ortaklığı Programı'nın 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen uluslararası toplantıda da ifade edildi.

İkinci mektup: Trump, Azerbaycan gerçeklerini açıyor

İkinci mektup: Trump, Azerbaycan gerçeklerini açıyor
03 Haziran 2019

ABD Başkanı Donald Trump, kısa bir arayla Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e iki mektup yolladı. Günümüzde küresel jeopolitik süreçlerin hızlı değişimi ve birtakım zıt hususların meydana gelmesi bazında bu büyük ilgi doğuruyor. ABD Başkanı, iki mektubunda da önemli jeopolitik, ekonomik ve enerji konularına kısa şekilde değindi. Başkanı Trump, Azerbaycan'ın bölgenin en başarılı devleti ve lideri olduğunu net ifade etti. Şimdi bu liderliği daha da güçlendirmenin zamanı geldi. Yani Bakü, gerçekleştirdiği başarılı politikayı geliştirerek büyük bir jeopolitik alanda lider rolünü oynayabilir. Bir bakıma Trump, Azerbaycan'la ilgili gerçekleri dünyaya açıyor. Bu düşünceler doğrultusunda Trump'ın ikinci mektubunun temel tezlerine değinmek gereksinimi duymaktayız.

Doğu Ortaklığı Zirvesi'nin 10. yıl dönümü: Azerbaycan'la ilgili yalan haberlerin kaynağı

Doğu Ortaklığı Zirvesi'nin 10. yıl dönümü: Azerbaycan'la ilgili yalan haberlerin kaynağı
24 Mayıs 2019

Avrupa Birliği'nin (AB) Doğu Ortaklığı programının 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesinde devlet ve hükümet başkanları zirvesi gerçekleştirildi. Bu programın gerçekleşmesi hiç de kolay olmuyor. Zira jeopolitik açıdan birtakım karışık zorluklar meydana geliyor. Programın kendisinde de bazı konulara ilişkin belirsizlikler görülmektedir. Bunun dışında Ermenistan'ın, bu program çerçevesinde AB ülkelerini oyalamağa çalışması olumsuz tepkiye neden oldu. Oysa Azerbaycan, asosyatif üyeliğin eksik yönlerini somut verilerle ispatlayarak kendi iş birliği modelini hazırlamıştır. Brüksel, bu teklifi kabul etti. Şimdi bu yönde görüşmelerde sona yaklaşıldı. Tüm bu gelişmeler bazında zirvede kabul edilen belgeyle ilgili Ermenistan ve destekcileri, yeni bir çirkin kampanya başlatmak girişiminde bulundular. Asılsız iddialara göre AB, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tanımak istemediği için Bakü, nihai belgeye onay vermedi. Fakat işin aslı tamamen farklıdır.

Avrupa'nin Enerji Güvenliği ve Azerbaycan'ın Rolü

Avrupa'nin Enerji Güvenliği ve Azerbaycan'ın Rolü
15 Nisan 2019

Bilindiği gibi, günümüzde dünyanın başlıca enerji kaynaklarını petrol, doğal gaz, kömür ile birlikte nükler ve hidro enerji santralleri oluşturmaktadır. Son on yılda buraya kullanımı hızla artmakta olan rüzgar, güneş enerjileri gibi enerji kaynakları da eklenmiştir. Ama eldeki son beş senenin verileri dünya genelinde alternatif enerji kaynakların geniş kullanımına rağmen geleneksel enerji kaynaklarına gereksinimin azalmadığını göstermektedir. Bu durum doğal enerji kaynaklarına sahip bir ülke olan Azerbaycan`ın Avrupa ve dünya ekonomisi için önemini bir kez daha göstermektedir.

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü: çelişkilerin yeni aşaması

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü: çelişkilerin yeni aşaması
05 Nisan 2019

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla ABD başkentinde ihtişamlı kutlamalar yapıldı. Jübile etkinlikleri gürültülü açıklamalar eşliğinde gerçekleşti. Üye devletler arasında görüş ayrılığı çerçevesinde birtakım olaylar da yaşandı. Politika uzmanları, bu olaylar doğrultusunda analizler yapıyor ve tahminlerde bulunuyorlar. Özellikle ABD-Türkiye ilişkileri konusunda yorumlar yapılmaktadır. Fakat bu konuda önemli bir husus dikkate alınmıyor: Amerika, genellikle NATO üyeleriyle zıtlık içindedir. Fransa ve Almanya'nın, bağımsız Avrupa Ordusu oluşturulması tezini gün ışığına çıkarması tam da bu hususla ilişkilendirilmektedir. Bu gelişmeler bazında Amerika'nın, Türkiye'ye karşı asılsız iddialarının temel yapısını anlamak mümkündür. Diğer yönden, bu noktada Rusya faktörünü de dikkate almak gerekir. Bütün bu hususların yanı sıra NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü bazında büyük devletler arasında jeopolitik ilişkilerin önemli yönlerini detaylı biçimde ele almağa karar verdik.

Ermenistan-İran ilişkileri: Paşinyan'ın yeni reveransları

Ermenistan-İran ilişkileri: Paşinyan'ın yeni reveransları
05 Mart 2019

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Tahran'da büyük bir ihtişamla ağırlandı. Yollara kırmızı halılar serildi. İran Cumhurbaşkanı ve Dini Lideri, Ermeni "turuncu devrim kahramanı"na özel ilgi ve saygı gösterdi. Nikol Paşinyan'a birtakım vaatlerde bulunuldu. Hasan Ruhani ile Paşinyan, ikili görüşmenin ardından birtakım konularda mutabakat sağlandığını beyan ettiler. Ayrıca Paşinyan, Ermenistan ve İran arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmanın perspektiflerine de değindi. Ermenistan'ın, Avrasya Ekonomik Birliği'nin dönem başkanlığını yapmasının bu açıdan iyi bir fırsat olduğu belirtildi. Hasan Ruhani de bazı alanlarda iş birliği yapılması gerektiğini ifade etti. Görüşme sırasında başlıca olarak gaz projelerinin gerçekleştirilmesi konusu ele alındı. Bütün bu hususlar bölgede karışık jeopolitik görünümün oluşması bazında yaşanıyor. İlk baktığımızda ABD ve Rusya'ya kafa tutmak olarak görülen bu ziyaretin aslında gerçek jeopolitik anlamı nedir? Bu soruya cevap aramak için konuyu detaylı biçimde ele almamız gerekiyor.

Ermenistan yeni jeopolitik türbülans içinde: boş vaatlerin "gerçek katkıları"

Ermenistan yeni jeopolitik türbülans içinde: boş vaatlerin "gerçek katkıları"
22 Şubat 2019

Dünya çapında jeopolitik hareketliliğin gelişme hızı ve düzensizliğiyle ilgili politika uzmanları farklı yorumlar yapıyorlar. Bu konuda yaygın olan genel görüşe göre küresel gerilim her geçen gün artıyor. Bu husus kendisi de riskleri arttırıyor. En son Münih Güvenlik Konferansı'nda bu konuda detaylı fikir alışverişi yapıldı. Bu durumda Güney Kafkasya ülkelerinin izleyeceği dış politika merak uyandırıyor. Ermenistan siyaset camiasında yer alan haberler bu ülkenin tutumu konusunda belirli tahminlerde bulunmağa olanak tanır. Analizler Ermenistan yönetiminin, küresel ve bölgesel alanda oluşan süreci hala gerektiği kadar idrak edemediğini gösteriyor. Ermenistan yönetimi, gerçeğe dayanmayan tutum sergilemekte devam ediyor. Oysa bu bir taraftan bölgede riskleri arttırıyor, diğer taraftan Ermenistan'da durumu daha da zorlaşdırıyor. Bu bağlamda Ermenistan ve destekcilerinin attığı adımlar üzerine değinmek gereksinimi duymaktayız.

ABD'nin Azerbaycan'a büyük ilgisi: Bolton, iş birliğinin üç yönü üzerine

ABD'nin Azerbaycan'a büyük ilgisi: Bolton, iş birliğinin üç yönü üzerine
04 Şubat 2019

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un, 29 Ocak'ta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından siyaset camiasında ve politika uzmanları arasında büyük bir hareketlilik yaşanıyor. ABD'nin Güney Kafkasya politikasında ne türlü değişikliğin yapıldığına ilişkin tahminlere sık sık rastlanıyor. Bu olaydan birkaç gün önce John Bolton'un, Nikol Paşinyan'ı da telefonla araması ilgi doğuruyor. Ermenistan Başbakanı, telefon görüşmesi sırasında ciddi konulara değinmediklerini belirtse de Ermeni politika uzmanları buna inanmıyorlar. Paşinyan'ın bazı hususları gizli tuttuğu düşünülüyor. Bunun yanı sıra John Bolton'un, Paşinyan'la bölgesel konuları, özellikle Yukarı Karabağ sorununu ele almağa gerek duymadığı izlenimi oluşuyor. Bolton'un, bu konuyu başlıca olarak Azerbaycan ile ele almağa özen gösterdiği anlaşılıyor. Bu gerçeklik bazında John Bolton ile İlham Aliyev arasında yapılan görüşmede ele alınan konular jeopolitik önem taşıdığı için bu hususa detaylı değinmek ihtiyacı duymaktayız.

Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı: dünya enerji haritasında yeni gelişme

Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı: dünya enerji haritasında yeni gelişme
17 Ocak 2019

Günümüzde küresel jeopolitik düzeyde karışık ve risklere sık sık rastlandığı süreç yaşanıyor. Bu süreç tüm dünyada farklı alanlarda belirsizliklere neden oluyor. Politika uzmanları, tüm insanoğluna fayda verebilecek iş birliği formatlarının gerekliliğini özellikle kaydediyorlar. Bu bağlamda Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı politika uzmanlarının büyük ölçüde ilgisini çekiyor. Söz konusu devletler karışık jeopolitik bölgede bulunuyorlar. Rusya ve Türkiye büyük devletler olarak dünya politikasını etkilemek gücüne sahipler. Azerbaycan, Güney Kafkasya'da lider devlet olarak bağımsız politikasını kararlı biçimde yürütüyor. Bunun yanı sıra Rusya'da ve Azerbaycan'da zengin enerji rezervleri bulunuyor. Bu nedenle söz konusu üç ülkenin iş birliği yapması bölgesel ve küresel kapsamda jeopolitik önem arz etmektedir. Bu bağlamda birtakım önemli hususları ele almak gereksinimi duymaktayız.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...