THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Farklı Değerleri İçeren AEB ile AB Arasında "Ermenistan Köprüsü"

Farklı Değerleri İçeren AEB ile AB Arasında "Ermenistan Köprüsü"
27 Şubat 2017

Küresel çapta jeopolitik gelişmelerin hızlanması ile çeşitli bölgelerde mümkün değişiklikler daha da güncelleşiyor. Sır değil ki, 2017 yılında Batı ile Rusya arasında yoğun siyasi diyalog başladı.Taraflar çeşitli yönleri tartışıyorlar, ama şimdilik çelişkiler hakimdir. Bunun fonunda Ermenistan gibi küçük ülkelerin tutacağı konum da ilginçtir. Aynı şekilde Avrupa Birliği ile Avrasya Ekonomik Birliği ilişkilerinin içeriği bağlamında Erivan'ın oynadığı rol ile ilgili bazı fikirler seslendiriliyor. Ermeni uzmanlar iki kurum arasında "köprü" rolü oynamaktan bahsediyorlar. Peki gerçekte durum nedir? Ermenistan gerçekten iki büyük kurum arasında birleştirici faktör olabilir mi? Bu gibi konular üzerinde durmaya ciddi ihtiyaç görüyoruz.

Teröre karşı milli seferberlik: Ankara'nın yeni jeopolitik hamlesi

Teröre karşı milli seferberlik: Ankara'nın yeni jeopolitik hamlesi
03 Şubat 2017

Türkiye Cumhurbaşkanı terörle mücadelede yeni stratejiye geçtiklerini açıkladı. Artık bu belaya karşı tüm toplum mücadele edecek. Kolluk birimleri tüm yetkilerini kullanabilecek. Yerel yetkililer ise her evde kimlerin yaşadığı ve hangi işlerle uğraştığı konusunda bilgili olacaktır. Siyasi güçler de terör konusunda ortak faaliyet göstereceklerini beyan etmişlerdir. Uzmanlar bu gelişmelerin bölgesel ve küresel jeo-siyasete nasıl etki edebileceği ile ilgili tahliller yapıyorlar. Burada Türkiye'nin Ortadoğu'daki sorunların çözümünde aktivitesini artırmasına özel önem vermektedirler.Nihai tasarruf olarak, Ankara'nın kararlılıkla Suriye ve Irak da dahil olmak üzere geniş bir alanda terörle keskin mücadele edeceğinden konuşuyorlar. Tüm bunlar Türkiye için hangi sonuçları doğurabilir? Bu konuyla ilgili bazı tahminler vermek mümkün mü?

Bir Zafer ve Bir Yenilgi: Halep'ten Palmira`ya ve Musul`a Kadar

Bir Zafer ve Bir Yenilgi: Halep'ten Palmira`ya ve Musul`a Kadar
29 Aralık 2016

Suriye'de savaş gittikçe farklı içerik arz etmeye başlıyor, çünkü burada topraklar elden ele geçmekte devam ediyor. Hükümet güçleri herhangi bir yeri boşaltıyorsa, başka yönden ağır darbeler alıyor. Sanki senaryosu önceden yazılmış bir jeopolitik-askeri oyun yaşanıyor. Şimdilik taraflar tam avantaj elde edemiyor. Rusya'nın desteği ile Beşar Esad ordusu hayli bölgeyi tahliye etse de, onun nasıl korunacağı meselesi net değildir. Bunun fonunda Halep`in muhalefetin elinden alınmasının sevinci uzun sürmedi – "Ortadoğu'nun mirvarisi" sayılan Palmira`yı IŞİD yeniden istila etti. B.Esad`a bağlı güçler hızla şehri terk etmeli oldular. Ayrıca, IŞİD`e karşı Musul'da yapılan operasyon da başarılı görünmüyor. Bazı Uzmanlar düşünüyorlar ki, Suriye ordusunun bölümleri tahliye ettikleri topraklarda katliam yapıyorlar. Bu da sivil insanların IŞİD`in tarafına geçmesine neden oluyor. Böyle anlaşılıyor ki, gürültüyle başlayan askeri operasyonlar diğer nedenlerden etkinliğini kaybetmeye başladı.Peki çözüm nedir? Suriye'de kan dökülmesine kim engel olabilir?

Karlov Suikastı: Ortadoğu'da Jeopolitik Dönüş Noktası mı?

Karlov Suikastı: Ortadoğu'da Jeopolitik Dönüş Noktası mı?
27 Aralık 2016

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov`un katledilmesi ciddi jeopolitik tepki doğurdu. Olayın kınanılması gözlenilendir. Hiçbir ülke böyle faciaların olmasını istemez. Çünkü her devletin diplomatı var ve ona karşı terörün yapılması kabul edilemez. Somut olarak Türkiye diplomasisi Ermeni terörüne çok sayıda kurban verdi. Şimdi A.Karlov`un katli nedenlerinin aydınlaşmasına herkesten çok Ankara'nın da ilgisi vardır. Meselenin diğer yanı Ortadoğu'da jeopolitik mücadelenin şiddeti ile ilgilidir. Bu terör olayından sonra Rusya Savunma Bakanı S.Şoygu beyan etti ki, Halep`in tahliye edilmesinde Türkiye'nin büyük rolü olmuştur. Moskova'da dışişleri bakanları S.Lavrov, M.Çavuşoğlu ve M.C.Zarif arasında görüşmelerin başarılı olması bu açıdan çok ilginçtir. Bu, Ortadoğu'daki Rusya'nın yeni koalisyon oluşturması anlamına geliyor mu? Ve bu üçlü ABD'nin oluşturduğu uluslararası koalisyon ile hangi ilişkilerde olacak? Çünkü Türkiye hem de Amerika'nın yarattığı koalisyonun üyesidir! Uzmanların görüşleri ışığında bu gibi sorulara cevap aramak ilginçtir.

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi
14 Aralık 2016

İstanbul'da bir kez daha kan döküldü. Masum insanlar hayatını kaybetti. Terör amansız şekilde sivil insanlara üzüntü getirdi. Kardeş ülke bir bütün olarak katliamlara karşı yeniden birleştiğini gösterdi. Ülke yönetimi gelişim paradigmasını hayata geçirmekte kararlı olduğunu ve bunun için gereken her fedakarlığı göstermeye hazırlığını bir daha beyan etti. Dost devletler de Türk halkına başsağlığı verdiler. Azerbaycan Cumhurbaşkanı derin üzüntü duygusunu ifade etti. Uzmanlar yaşanan olayı jeopolitik bağlamda değerlendirmeğe eğilimlidirler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söyledi ki, bır takım çevrelerin Türkiye'ye karşı yürüttükleri kirli oyun söz konusudur. Eylemi doğrudan yapanlar onların emir kullarıdır. Ankara meseleyi kökünden çözmekte kararlıdır. Onu kendi yolundan kimse döndüremez. Bütün bunların fonunda son terör olayının hangi jeopolitik gelişmelere yol açabileceği meselesi güncel görünüyor. Bununla ilgili analizler yapmak zarureti mevcuttur.

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları
05 Aralık 2016

Bazı uzmanlar Ankara'nın son zamanlarda dış politikada daha aktif olduğunu vurguluyorlar. Onlar belirtiyorlar ki, Türkiye Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya yönlerinde hayli etkili adımlar atmaya başladı. Aynı şekilde Ankara Ermenistan'ın silahlandırılmasına hassasiyetle yaklaşmaktadır. Ortadoğu'da Suriye'ye askeri güç yollayarak burada kendi varlığını doğrulamanın yanı sıra, Türkiye, Güney Kafkasya'da jeopolitik istikrarın sağlanması konusunda Azerbaycan ile yoğun işbirliğini geliştirmektedir. İki Türk devletinin ilişkileri bütün bölgenin istikrarı, insanların refahı ve ülkelerin güvenliğinin sağlanmasına hizmet eder. Gürcistan da bu gerçeği kabul ediyor ve Bakü-Ankara eksenine destek veriyor. Fakat bazı uzmanlar Türkiye'nin bölgedeki rolüne şüphe ile yaklaşıyor ve asılsız fikirler ileri sürüyorlar. Bu açıdan Türkiye'nin Güney Kafkasya yönünde dış politikasının bazı hususları üzerinde geniş durmaya ihtiyaç duyuyoruz.

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?
30 Kasım 2016

Şimdi dünyanın birçok analistleri küresel jeopolitik belirsizliğin saçıp savurduğunu vurguluyorlar. Aslında, bu konuda birkaç yıldır konuşuluyor, ancak bu kez konuşma daha derin hususları kapsıyor. Uzmanlar bu bağlamda esas olarak devletlerin kapasitesizliğinin artmasını ve daha dayanıksız duruma gelmesini belirtiyorlar. Kuşkusuz, yeterince ilginç bir savdır bu. Çünkü dünyanın kaderi ile doğrudan ilgilidir. Fakat bu durumun uzun süre devam etmesi insanlığı yıkıma götürebilir. Bu açıdan kurtuluş yolu nede görülüyor? Maalesef, bu konuda konuşan şimdilik yoktur. Umut veren etkenlerden biri tarihte benzeri durumların olmasıdır. Bugünkü gerçeğe bu açıdan bakıldığında, insanlık için bir fırsatın oluştuğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte, itiraf etmek gerekir ki, ona ulaşmak ciddi teorik ve pratik faaliyet gerektiriyor. Yeni paradigma oluşturmak kolay bir süreç değil!

"Misak-ı Milli": Tarihin Dersleri ve Modern Jeopolitik Gerçeklik Zemininde

"Misak-ı Milli": Tarihin Dersleri ve Modern Jeopolitik Gerçeklik Zemininde
31 Ekim 2016

Musul operasyonunun başlaması ile Ortadoğu'da jeopolitik hareketlilik daha da arttı. Şehrin IŞİD`den tahliye edilmesinden sonra siyasi, demografik ve askeri açılardan mümkün değişiklikler dünyanın büyük devletlerini ilgilendiriyor. Şimdilik durumu ABD kontrol ediyor. Onun başkanlığındaki koalisyon askeri operasyonlar yapıyor. Bölge devletlerinden bağımsız olarak hiçbiri bu süreçte yoktur. Hatta Bağdat Türkiye'nin Musul'un tahliye edilmesine katılımını istemediğini açıkladı. Bunun fonunda Ankara tarihi belge olan "Misak-ı Milli"yi hatırlattı. Türkiye yönetimi mutlaka Musul operasyonunda yer alacağını söyledi çünkü bu, onun tarihi sorumluluğu ile ilgilidir. Kanıt olarak geçen yüzyılın 20'li yıllarında kabul edilen "Misak-ı Milli"yi gösterdi. Bu konunun gündeme gelmesi ile Türkiye'de tartışmalar başladı. Anlaşılıyor ki, aslında, "Misak-ı Milli" küresel jeo-siyasi süreçlerle yoğun bağlıdır. Bu açıdan bölgede oluşan duruma göz atmak faydalı olacaktır.

Sarkisyan'ın Bir Sonraki "Forum" Şovu: Siyasi Beceriksizliğin Fesatları

Sarkisyan'ın Bir Sonraki "Forum" Şovu: Siyasi Beceriksizliğin Fesatları
19 Ekim 2016

Dünyanın enerji alanında önde gelen çeveleri İstanbul'da Enerji Kongresi'ne toplaşırken, Ermenistan Cumhurbaşkanı New York'ta gülünç bir "forum" düzenledi. Onun adı şöyle olmuş: "Ermenistan: Sermaye Forumu 2016". Ancak ne etkinlik adına uygun yapıldı, ne de kimsenin ilgisini çekti. Ermenistan'a yatırımları teşvik etmeyi hedefleyen Erivan gülünç duruma düştü. "Forum"da hiçbir ciddi müzakere yapılmadı ve hangi kararlar alındığı konusunda yazan yok. Sadece Ermeni propagandası bazı hususları öne çıkarmaya çalıştı. Fakat bu da etkisiz oldu - insanlar artık Ermenistan yönetiminin dediklerine değil, gerçeğe bakıyorlar. Gerçeklikde ise Ermenistan nüfusunun maddi durumu gittikçe daha da ağırlaşıyor. Ülke ekonomisinin dışarıya bağımlılığı daha da artıyor. Hatta yeni Başbakan ve bazı bakanlar da durumun karmaşıklığına yakınıyorlar. Bunlar gösteriyor ki, Ermenistan Hükümeti bir kez daha siyasi fiaskoya uğradı ve ülkeyi belirsizliğe doğru götürmektedir.

Suriye Savaşı: Yeni Tehlikeli Senaryolar

Suriye Savaşı: Yeni Tehlikeli Senaryolar
13 Ekim 2016

ABD ile Rusya arasında Ortadoğu sorununa bakışlar yeni gerilim seviyesine yükselmektedir. Washington Halep`in bombalanması sonucu çocuklar da dahil olmak üzere 323 sivilin helak olmasına ve iki hastanenin ateş altında kalmasına tepki verdi. BM Genel Sekreteri de olayı katliamdan da kötü olay olarak değerlendirdi. Uzmanlar bu olayların tüm Ortadoğu'da jeopolitik manzarayı daha da belirsiz edeceğini tahmin ediyor. Hatta bölgesel devletler arasında savaş da başlayabilir. Suriye'de savaşın güçlenmesi senaryosu gerçekleşirse, küresel jeopolitik manzarada nasıl bir değişiklik olabilir?

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri