THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi
14 Aralık 2016

İstanbul'da bir kez daha kan döküldü. Masum insanlar hayatını kaybetti. Terör amansız şekilde sivil insanlara üzüntü getirdi. Kardeş ülke bir bütün olarak katliamlara karşı yeniden birleştiğini gösterdi. Ülke yönetimi gelişim paradigmasını hayata geçirmekte kararlı olduğunu ve bunun için gereken her fedakarlığı göstermeye hazırlığını bir daha beyan etti. Dost devletler de Türk halkına başsağlığı verdiler. Azerbaycan Cumhurbaşkanı derin üzüntü duygusunu ifade etti. Uzmanlar yaşanan olayı jeopolitik bağlamda değerlendirmeğe eğilimlidirler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söyledi ki, bır takım çevrelerin Türkiye'ye karşı yürüttükleri kirli oyun söz konusudur. Eylemi doğrudan yapanlar onların emir kullarıdır. Ankara meseleyi kökünden çözmekte kararlıdır. Onu kendi yolundan kimse döndüremez. Bütün bunların fonunda son terör olayının hangi jeopolitik gelişmelere yol açabileceği meselesi güncel görünüyor. Bununla ilgili analizler yapmak zarureti mevcuttur.

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları
05 Aralık 2016

Bazı uzmanlar Ankara'nın son zamanlarda dış politikada daha aktif olduğunu vurguluyorlar. Onlar belirtiyorlar ki, Türkiye Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya yönlerinde hayli etkili adımlar atmaya başladı. Aynı şekilde Ankara Ermenistan'ın silahlandırılmasına hassasiyetle yaklaşmaktadır. Ortadoğu'da Suriye'ye askeri güç yollayarak burada kendi varlığını doğrulamanın yanı sıra, Türkiye, Güney Kafkasya'da jeopolitik istikrarın sağlanması konusunda Azerbaycan ile yoğun işbirliğini geliştirmektedir. İki Türk devletinin ilişkileri bütün bölgenin istikrarı, insanların refahı ve ülkelerin güvenliğinin sağlanmasına hizmet eder. Gürcistan da bu gerçeği kabul ediyor ve Bakü-Ankara eksenine destek veriyor. Fakat bazı uzmanlar Türkiye'nin bölgedeki rolüne şüphe ile yaklaşıyor ve asılsız fikirler ileri sürüyorlar. Bu açıdan Türkiye'nin Güney Kafkasya yönünde dış politikasının bazı hususları üzerinde geniş durmaya ihtiyaç duyuyoruz.

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?
30 Kasım 2016

Şimdi dünyanın birçok analistleri küresel jeopolitik belirsizliğin saçıp savurduğunu vurguluyorlar. Aslında, bu konuda birkaç yıldır konuşuluyor, ancak bu kez konuşma daha derin hususları kapsıyor. Uzmanlar bu bağlamda esas olarak devletlerin kapasitesizliğinin artmasını ve daha dayanıksız duruma gelmesini belirtiyorlar. Kuşkusuz, yeterince ilginç bir savdır bu. Çünkü dünyanın kaderi ile doğrudan ilgilidir. Fakat bu durumun uzun süre devam etmesi insanlığı yıkıma götürebilir. Bu açıdan kurtuluş yolu nede görülüyor? Maalesef, bu konuda konuşan şimdilik yoktur. Umut veren etkenlerden biri tarihte benzeri durumların olmasıdır. Bugünkü gerçeğe bu açıdan bakıldığında, insanlık için bir fırsatın oluştuğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte, itiraf etmek gerekir ki, ona ulaşmak ciddi teorik ve pratik faaliyet gerektiriyor. Yeni paradigma oluşturmak kolay bir süreç değil!

"Misak-ı Milli": Tarihin Dersleri ve Modern Jeopolitik Gerçeklik Zemininde

"Misak-ı Milli": Tarihin Dersleri ve Modern Jeopolitik Gerçeklik Zemininde
31 Ekim 2016

Musul operasyonunun başlaması ile Ortadoğu'da jeopolitik hareketlilik daha da arttı. Şehrin IŞİD`den tahliye edilmesinden sonra siyasi, demografik ve askeri açılardan mümkün değişiklikler dünyanın büyük devletlerini ilgilendiriyor. Şimdilik durumu ABD kontrol ediyor. Onun başkanlığındaki koalisyon askeri operasyonlar yapıyor. Bölge devletlerinden bağımsız olarak hiçbiri bu süreçte yoktur. Hatta Bağdat Türkiye'nin Musul'un tahliye edilmesine katılımını istemediğini açıkladı. Bunun fonunda Ankara tarihi belge olan "Misak-ı Milli"yi hatırlattı. Türkiye yönetimi mutlaka Musul operasyonunda yer alacağını söyledi çünkü bu, onun tarihi sorumluluğu ile ilgilidir. Kanıt olarak geçen yüzyılın 20'li yıllarında kabul edilen "Misak-ı Milli"yi gösterdi. Bu konunun gündeme gelmesi ile Türkiye'de tartışmalar başladı. Anlaşılıyor ki, aslında, "Misak-ı Milli" küresel jeo-siyasi süreçlerle yoğun bağlıdır. Bu açıdan bölgede oluşan duruma göz atmak faydalı olacaktır.

Sarkisyan'ın Bir Sonraki "Forum" Şovu: Siyasi Beceriksizliğin Fesatları

Sarkisyan'ın Bir Sonraki "Forum" Şovu: Siyasi Beceriksizliğin Fesatları
19 Ekim 2016

Dünyanın enerji alanında önde gelen çeveleri İstanbul'da Enerji Kongresi'ne toplaşırken, Ermenistan Cumhurbaşkanı New York'ta gülünç bir "forum" düzenledi. Onun adı şöyle olmuş: "Ermenistan: Sermaye Forumu 2016". Ancak ne etkinlik adına uygun yapıldı, ne de kimsenin ilgisini çekti. Ermenistan'a yatırımları teşvik etmeyi hedefleyen Erivan gülünç duruma düştü. "Forum"da hiçbir ciddi müzakere yapılmadı ve hangi kararlar alındığı konusunda yazan yok. Sadece Ermeni propagandası bazı hususları öne çıkarmaya çalıştı. Fakat bu da etkisiz oldu - insanlar artık Ermenistan yönetiminin dediklerine değil, gerçeğe bakıyorlar. Gerçeklikde ise Ermenistan nüfusunun maddi durumu gittikçe daha da ağırlaşıyor. Ülke ekonomisinin dışarıya bağımlılığı daha da artıyor. Hatta yeni Başbakan ve bazı bakanlar da durumun karmaşıklığına yakınıyorlar. Bunlar gösteriyor ki, Ermenistan Hükümeti bir kez daha siyasi fiaskoya uğradı ve ülkeyi belirsizliğe doğru götürmektedir.

Suriye Savaşı: Yeni Tehlikeli Senaryolar

Suriye Savaşı: Yeni Tehlikeli Senaryolar
13 Ekim 2016

ABD ile Rusya arasında Ortadoğu sorununa bakışlar yeni gerilim seviyesine yükselmektedir. Washington Halep`in bombalanması sonucu çocuklar da dahil olmak üzere 323 sivilin helak olmasına ve iki hastanenin ateş altında kalmasına tepki verdi. BM Genel Sekreteri de olayı katliamdan da kötü olay olarak değerlendirdi. Uzmanlar bu olayların tüm Ortadoğu'da jeopolitik manzarayı daha da belirsiz edeceğini tahmin ediyor. Hatta bölgesel devletler arasında savaş da başlayabilir. Suriye'de savaşın güçlenmesi senaryosu gerçekleşirse, küresel jeopolitik manzarada nasıl bir değişiklik olabilir?

Darbeler Zinciri: Uğursuzluktan Sonraki Umutsuzluk

Darbeler Zinciri: Uğursuzluktan Sonraki Umutsuzluk
27 Eylül 2016

Dünyanın bir çok ülkesinde askeri darbe girişiminin arkasında Batılı devletlerin istihbarat birimlerinin durduğu konusunda medyada sık sık bilgiler yayılıyor. Gösterilen kanıtlara göre, demek mümkündür ki, bu işi şimdi daha sistemli ve kapsamlı biçime sokmaya çalışılıyor. Fakat Türkiye bu süreci adeta kırdı. Şöyle söylemek mümkünse, darbeler zinciri koptu, şimdi de organizatörlerin bedbinlik zamanı başladı. Buna rağmen, BDT coğrafyasındaki bazı ülkeler için tehlike kalıyor. Gerçekler gösteriyor ki, bu ülkelerde dış istihbarat istikrarı bozmak yönünde adımlar atıyor. Bunu çeşitli yöntemlerle etseler de, amaç birdir – yerel yönetimin meşruluğunu şüphe altına almak ve kendi çıkarlarına uygun yeni iktidar oluşturmak! Dolayısıyla devlet için tehditlerin devam ettiği sonucuna varmak mümkündür.

Ortadoğu'da Jeopolitik Dinamiğin Bazı Yönleri: Yeni Yapılandırma Olanakları

Ortadoğu'da Jeopolitik Dinamiğin Bazı Yönleri: Yeni Yapılandırma Olanakları
22 Eylül 2016

Genel olarak dünya genelinde siyasi durum hızla değişiyor. Suriye krizi etrafında da oldukça düşündürücü süreçler yaşanıyor. Ülke genelinde silahlı çatışmalar devam ediyor. Çeşitli gruplara karşı büyük devletler halen genel tutum ortaya koyamıyor. Hangi kurumların terörist adlandırılmalı olması konusunda oybirliği yoktur. Bunun fonunda ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya, İran, Türkiye ve Suudi Arabistan nüfuz uğruna savaşlarını sürdürüyorlar. Bu yılın Temmuz ayında Türkiye'de askeri darbe girişiminden sonra süreçler yeni boyutlar aldı. Şimdi uzmanlar bölgede jeopolitik yapılandırmaların şekillenmeye başladığını vurguluyor, bu süreçte avantajı şu veya bu büyük devlete veriyorlar. Çeşitli ihtimaller ileri sürülüyor. Ancak analizlerin neredeyse her birinde Ankara'ya özel bir yer ayrılıyor. Gerçekte Ortadoğu'da hangi senaryonun gerçekleşeceğini söylemek zor. Bunu zaman gösterecek. Fakat artık mevcut durumun uzun süre devam edemeyeceği kabul ediliyor. Bu bakımdan hangi senaryolardan bahsedilebilir?

Türk Askeri Suriye'de: Teröre Ağır Darbeye Uluslararası Destek

Türk Askeri Suriye'de: Teröre Ağır Darbeye Uluslararası Destek
26 Ağustos 2016

Suriye krizinin sürprizleri devam ediyor. Dünyanın ve bölgenin büyük devletleri bu ülkedeki olaylara aktif müdahale etmektedirler. Açıkçası, şimdi Suriye bir bataklığı hatırlatıyor. Birkaç yıldır, ABD başta olmak üzere Batılı devletler, Rusya, İran, Suudi Arabistan burada mücadele ediyor. Fakat halen somut sonuç yoktur, silahlı çatışmalar durmuyor ve terör diğer bölgeleri de tehdit etmektedir. Bu arada Türkiye özel kuvvetleri Suriye'nin kuzey bölümünde Özgür Suriye Ordusu'na güçlü destek vermeye başladı. Artık stratejik önemli Cerablus şehri terror örgütünden temizlendi. Ankara sürecin bütün olarak bölgenin IŞİD ve PYD`den tam temizleneceği zamana kadar süreceği hakkında bilgiler yayıyor. İlginçtir ki, büyük devletler Türkiye'nin bu adımına o kadar da itiraz etmemişlerdir. Hatta Amerika, Fransa ve Almanya kesin Ankara'nın yanında olduklarını beyan etmişlerdir. Bunlarla birlikte, uzmanlar Suriye'ye asker göndermenin ciddi riskli taraflarının da olduğunu vurguluyorlar. Süreçler nasıl sonuclanabilir?

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Darbe Girişiminin Jeopolitik Yönleri

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Darbe Girişiminin Jeopolitik Yönleri
19 Temmuz 2016

Kardeş ülke bir korkulu gece de yaşadı. 15 Temmuz tarihinde bir grup asker darbe yapmak için harekete geçti, Türkiye ordusunun modern silah, mühimmat, savaş aracını kullanılarak devlet kurumlarını ele geçirmeye gayret gösterdi. İlk bakışta grubun önüne geçmek çok zor görünüyordu. Ancak Türkiye toplumu bir kez kendi duyarlılığını ve siyasi olgunluğunu göstermiştir. İnsanlar sokaklara ve meydanlara çıkarak darbenin gerçekleşmesine imkan vermediler. Kahraman Türk halkı bir kez daha tarih yazdı. Yaşananların sadece Türkiye sınırları ile kısıtlı olduğunu düşünmek doğru olmazdı. Ortadoğu'da ve genel olarak küresel siyasette gözlenen süreçlerin fonunda yapılan darbe girişiminin ciddi hususlarla bağlı olması kanaati oluşuyor. Burada hem somut olarak Türkiye'nin, hem de İslam aleminin geleceği ile ilgisi olan önemli faktörlerden bahsedilebilir. Bilindiği gibi, bir takım çevreler İslamofobiye duçar olmuşlar. Onlar Müslümanlara önyargılı tutum besliyor, onların haklarını çeğniyor, ülkelere karşı çifte standartlar politikası uyguluyorlar. Sonuçta, meydana çok sayıda yapay oluşturulmuş sorunlar çıkıyor. Türkiye'de yaşanan süreçlere bu faktörler düzleminde yaklaşıldığında, ilginç faktörler ortaya çıkıyor.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri