THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Doğu Ortaklığı'nın 10 yıllık yolu: Güney Kafkasya ülkelerinin farklı yaklaşımları

Doğu Ortaklığı'nın 10 yıllık yolu: Güney Kafkasya ülkelerinin farklı yaklaşımları
06 Eylül 2019

Avrupa Birliği'nin (AB) Doğu komşularıyla ilişkilerinin derinleşmesine yönelik Doğu Ortaklığı girişiminin 10. yıl dönümü birtakım etkinliklerle kutlandı. Brüksel'de bu konuda AB Zirvesi yapıldı. Batum'daysa üst düzey uluslararası toplantı düzenlendi. Analistler, bu iki toplantının sonuçlarını detaylı analiz ediyor, birtakım ön görülerde bulunuyorlar. Bu bağlamda Güney Kafkasya ülkelerinin Doğu Ortaklığı programına katılımı ve sonuçların analizi ilgi doğurmaktadır. Bazı analistler, program çerçevesinde en çok başarı elde eden ülkenin Gürcistan olduğunu ifade ediyorlar. Aslında, Brüksel de aynı düşünüyor. Ermenistan'la ilgili net bir yaklaşımda bulunmak zor. Ermenistan yönetiminin izlediği ön yargılı politika sonucunda ülkenin Doğu Ortaklığı programında yeri ve rolü netlik kazanadı. Oysa Azerbaycan'la ilgili farklı bir durumun ortaya çıktığı görülüyor. Bakü'nün izlediği bağımsız politika Azerbaycan'ın, Doğu Ortaklığı programı'nda kendine münhasır ve kararlı tutumunu onaylıyor.

John Bolton'un Z gezisi: Ukrayna-Moldova-Belarus-Polonya seçiminin jeopolitik nedenleri

John Bolton'un Z gezisi: Ukrayna-Moldova-Belarus-Polonya seçiminin jeopolitik nedenleri
02 Eylül 2019

ABD Başkanı Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un Ukrayna, Moldova, Belarus ve Polonya gezisinin şeması görünüm ve şekil olarak Z harfina benziyor. Bu nedenle bazı analistler şu hususu Zorro filmleriyle de ilişkilendiriyorlar. Yani Amerikalı yetkili, söz konusu ziyareti sırasında mecaz anlamda bir Zorro damgası vurdu. Fakat bu söylenenler dışarıdan bakıldığında böyle görünebilir. Müzakerelerin asıl içeriğinin analizi Bolton'un umduğu şekilde görüşmeler gerçekleştiremediğini ortaya koymaktadır. Bolton, özellikle Minsk'te hayal kırıklığı yaşadı. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'yla neredeyse hiçbir konuda mutabakat sağlanamadı. Kiev ve Kişinev'de ise bir hayli derecede ortak tutum oluşturuldu. Bunun yanı sıra John Bolton, Varşova'da Ukrayna, Belarus ve Polonyalı temsilcilerle tekrar bir araya gelip bölgesel güvenlik konularını görüştü. Polonya'daki görüşmelerin Ukrayna-Moldova-Belarus müzakerelerinin bir bakıma devamı nitelikte olduğu anlaşılıyor.

Yaptırımlar yahut diyalog: Batı-Türkiye ilişkilerinde başlıca soru

Yaptırımlar yahut diyalog: Batı-Türkiye ilişkilerinde başlıca soru
25 Temmuz 2019

Rusya üretimi olan S-400 hava savunma sisteminin Türkiye tarafından alınmasıyla küresel jeopolitikada bir çalkantı meydana geldi. Amerikan Kongresi, Ankara'ya yönelik politik ve ekonomik yaptırımların uygulanması yönünde çağrıda bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı da Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması yönünde ifadelere yer veriyor. Türkiye'nin güvenliğinin Batı'yı asla ilgilendirmediği açıkca görülüyor. Yahut Batı, Türkiye'nin güvenliğini kendi çıkarlarını göz önünde bulundurarak düşünüyor. Oysa bu tümüyle durumu belirsizliğe sürüklüyor. Doğal olarak Türkiye, kendi tutumundan taviz veremez. Batı ise tutumunda değişiklik yapmak ve eşit hukuklu ortak olarak Türkiye ile diyaloga gitmek zorundadır. Fakat bu gelişme hissedilmemektedir. Bu yüzden ABD-Türkiye ilişkilerinde daha bir süre boyunca da riskli gelişmelerin yaşanacağını bekleyebiliriz. Bu gelişmeler bağlamında dünyada nasıl bir süreçlerin yaşanacağı üzerine düşünmek gerekir. Türkiye-Rusya ilişkileri de bu bağlamda ilgi doğurmaktadır.

Donald Tusk'un Güney Kafkasya ziyareti: Doğu Ortaklığı'nda yeni aşama doğrultusunda

Donald Tusk'un Güney Kafkasya ziyareti: Doğu Ortaklığı'nda yeni aşama doğrultusunda
16 Temmuz 2019

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk'un Azerbaycan ziyaretinin ardından Ermenistan'da ve Gürcistan'da bulunması bölge için güncel olan birtakım jeopolitik konuyu tekrar gündeme taşıdı. Analistler, post-Sovyet coğrafyası için önemli olan bazı hususların daha aktif hale geldiğini belirtiyorlar. Bu noktada Tusk'un Ermenistan'da verdiği demeç ilgi doğuruyor. Tusk, yaptığı açıklamada Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorununun uluslararası hukuk normları temel alınmakla Helsinki Nihai Kararı'nın hükümleri gereği çözülmesi gerektiğini açık şekilde ifade etti. Oysa bu Ermenistan'ın işgalci ülke olduğunu onaylamak anlamına geliyor. AB, Azerbaycan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve sınırlarının dokunulmazlığını savunuyor. Bu tutum Doğu Ortaklığı Programı'nın 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen uluslararası toplantıda da ifade edildi.

ABD'nin Bağımsızlık Günü: İlham Aliyev'in mektubunun başlıca hususları

ABD'nin Bağımsızlık Günü: İlham Aliyev'in mektubunun başlıca hususları
08 Temmuz 2019

4 Temmuz'da Amerika Birleşik Devletleri bağımsızlığının 243'üncü yılını doldurdu. Bu vesileyle ABD Cumhurbaşkanı, son 70 yılda ilk kez doğrudan halka seslendi ve askeri geçit düzenlendi. Dünyanın çeşitli ülkelerinin başkanları ABD Başkanı'na tebrik mektupları yolladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Başkan Donald Trump'a mektubu büyük ilgiye neden oldu. Bundan önce Azerbaycan'ın ulusal bayramı – Cumhuriyet Günü dolayısıyla ABD Başkanı da İlham Aliyev'e mektup yolladı. Analistler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın mektubunda hangi hususlara yer vereceğini ilgiyle bekliyorlardı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in mektubunda yer verilen tezler bu sorunun kapsamlı şekilde cevaplandırılmasına olanak tanır. Ayrıca İlham Aliyev'in mektubuyla kıyaslandığında Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, Başkan Trump'ı kutlaması da yapay gözüküyor. Ermenistan Başbakanı, gerçek anlamda hiçbir somut hususlardan söz edemiyor. Genel anlam taşıyan gelişigüzel ifadelerin temelinde somut bir anlam olmadığı kolay şekilde anlaşılıyor. Bu düşünceler doğrultusunda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Başkan Trump'a mektubunun ilginç hususlarına değinmeğe karar verdik.

İkinci mektup: Trump, Azerbaycan gerçeklerini açıyor

İkinci mektup: Trump, Azerbaycan gerçeklerini açıyor
03 Haziran 2019

ABD Başkanı Donald Trump, kısa bir arayla Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e iki mektup yolladı. Günümüzde küresel jeopolitik süreçlerin hızlı değişimi ve birtakım zıt hususların meydana gelmesi bazında bu büyük ilgi doğuruyor. ABD Başkanı, iki mektubunda da önemli jeopolitik, ekonomik ve enerji konularına kısa şekilde değindi. Başkanı Trump, Azerbaycan'ın bölgenin en başarılı devleti ve lideri olduğunu net ifade etti. Şimdi bu liderliği daha da güçlendirmenin zamanı geldi. Yani Bakü, gerçekleştirdiği başarılı politikayı geliştirerek büyük bir jeopolitik alanda lider rolünü oynayabilir. Bir bakıma Trump, Azerbaycan'la ilgili gerçekleri dünyaya açıyor. Bu düşünceler doğrultusunda Trump'ın ikinci mektubunun temel tezlerine değinmek gereksinimi duymaktayız.

Doğu Ortaklığı Zirvesi'nin 10. yıl dönümü: Azerbaycan'la ilgili yalan haberlerin kaynağı

Doğu Ortaklığı Zirvesi'nin 10. yıl dönümü: Azerbaycan'la ilgili yalan haberlerin kaynağı
24 Mayıs 2019

Avrupa Birliği'nin (AB) Doğu Ortaklığı programının 10. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesinde devlet ve hükümet başkanları zirvesi gerçekleştirildi. Bu programın gerçekleşmesi hiç de kolay olmuyor. Zira jeopolitik açıdan birtakım karışık zorluklar meydana geliyor. Programın kendisinde de bazı konulara ilişkin belirsizlikler görülmektedir. Bunun dışında Ermenistan'ın, bu program çerçevesinde AB ülkelerini oyalamağa çalışması olumsuz tepkiye neden oldu. Oysa Azerbaycan, asosyatif üyeliğin eksik yönlerini somut verilerle ispatlayarak kendi iş birliği modelini hazırlamıştır. Brüksel, bu teklifi kabul etti. Şimdi bu yönde görüşmelerde sona yaklaşıldı. Tüm bu gelişmeler bazında zirvede kabul edilen belgeyle ilgili Ermenistan ve destekcileri, yeni bir çirkin kampanya başlatmak girişiminde bulundular. Asılsız iddialara göre AB, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tanımak istemediği için Bakü, nihai belgeye onay vermedi. Fakat işin aslı tamamen farklıdır.

Avrupa'nin Enerji Güvenliği ve Azerbaycan'ın Rolü

Avrupa'nin Enerji Güvenliği ve Azerbaycan'ın Rolü
15 Nisan 2019

Bilindiği gibi, günümüzde dünyanın başlıca enerji kaynaklarını petrol, doğal gaz, kömür ile birlikte nükler ve hidro enerji santralleri oluşturmaktadır. Son on yılda buraya kullanımı hızla artmakta olan rüzgar, güneş enerjileri gibi enerji kaynakları da eklenmiştir. Ama eldeki son beş senenin verileri dünya genelinde alternatif enerji kaynakların geniş kullanımına rağmen geleneksel enerji kaynaklarına gereksinimin azalmadığını göstermektedir. Bu durum doğal enerji kaynaklarına sahip bir ülke olan Azerbaycan`ın Avrupa ve dünya ekonomisi için önemini bir kez daha göstermektedir.

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü: çelişkilerin yeni aşaması

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü: çelişkilerin yeni aşaması
05 Nisan 2019

NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla ABD başkentinde ihtişamlı kutlamalar yapıldı. Jübile etkinlikleri gürültülü açıklamalar eşliğinde gerçekleşti. Üye devletler arasında görüş ayrılığı çerçevesinde birtakım olaylar da yaşandı. Politika uzmanları, bu olaylar doğrultusunda analizler yapıyor ve tahminlerde bulunuyorlar. Özellikle ABD-Türkiye ilişkileri konusunda yorumlar yapılmaktadır. Fakat bu konuda önemli bir husus dikkate alınmıyor: Amerika, genellikle NATO üyeleriyle zıtlık içindedir. Fransa ve Almanya'nın, bağımsız Avrupa Ordusu oluşturulması tezini gün ışığına çıkarması tam da bu hususla ilişkilendirilmektedir. Bu gelişmeler bazında Amerika'nın, Türkiye'ye karşı asılsız iddialarının temel yapısını anlamak mümkündür. Diğer yönden, bu noktada Rusya faktörünü de dikkate almak gerekir. Bütün bu hususların yanı sıra NATO'nun 70. kuruluş yıl dönümü bazında büyük devletler arasında jeopolitik ilişkilerin önemli yönlerini detaylı biçimde ele almağa karar verdik.

Ermenistan-İran ilişkileri: Paşinyan'ın yeni reveransları

Ermenistan-İran ilişkileri: Paşinyan'ın yeni reveransları
05 Mart 2019

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Tahran'da büyük bir ihtişamla ağırlandı. Yollara kırmızı halılar serildi. İran Cumhurbaşkanı ve Dini Lideri, Ermeni "turuncu devrim kahramanı"na özel ilgi ve saygı gösterdi. Nikol Paşinyan'a birtakım vaatlerde bulunuldu. Hasan Ruhani ile Paşinyan, ikili görüşmenin ardından birtakım konularda mutabakat sağlandığını beyan ettiler. Ayrıca Paşinyan, Ermenistan ve İran arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmanın perspektiflerine de değindi. Ermenistan'ın, Avrasya Ekonomik Birliği'nin dönem başkanlığını yapmasının bu açıdan iyi bir fırsat olduğu belirtildi. Hasan Ruhani de bazı alanlarda iş birliği yapılması gerektiğini ifade etti. Görüşme sırasında başlıca olarak gaz projelerinin gerçekleştirilmesi konusu ele alındı. Bütün bu hususlar bölgede karışık jeopolitik görünümün oluşması bazında yaşanıyor. İlk baktığımızda ABD ve Rusya'ya kafa tutmak olarak görülen bu ziyaretin aslında gerçek jeopolitik anlamı nedir? Bu soruya cevap aramak için konuyu detaylı biçimde ele almamız gerekiyor.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...