THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Hak ve adaletin inkarı: Freedom House'un ön yargılı raporları

Hak ve adaletin inkarı: Freedom House'un ön yargılı raporları
14 Şubat 2019

Birtakım Batı'lı kuruluşların oluşturduğu ön yargılı ve objektif olmayan raporlara birçok kez rastlandı. Söz konusu raporlar sırasında insan haklarıyla ilgili olanları da görülüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House'un, ne denli "tarafsız" olduğu konusunda yeteri kadar örnek gösterebiliriz. Fakat Ermeni lobisinin çıkarlarına hizmet eden Freedom House'un 2019'a ilişkin raporu ve oluşturduğu basın özgürlüğü derecelendirme tablosu bir başka icat olarak görülebilir. Raporda yer alan hususlar Batı siyaset camiasının ifade ettiği tezlerle uyuşmuyor. Net olarak Batı devletleri, Ermenistan'da yapılan seçimlerde usulsuzlukların, yolsuzluğun, insan hakları ihlallerinin olduğunu söyledikleri sırada Freedom House, Ermenistan'a''kısmen özgür'' ülkeler sınıfında yer verdi. Aynı zamanda Azerbaycan'la ilgili çifte standartlara dayanan yaklaşım hala görülebilmektedir. Bu kadar ikiyüzlülük, haksızlık, yalancılık ve sahtekarlık nasıl yapılabilir? Kendisini demokrasinin beşiği olarak tanımlayan jeopolitik coğrafyada birtakım konularla ilgili kedi inadı yapılıyor. Bu noktada sıradan bir gerçeği bile anlamak istemiyorlar: el için kuyu kazan, evvela kendi düşer. Ayrıca bu tür davranmakla kendi itibarına gölge düşürüyorlar. Artık diğer toplumlar onları örnek olarak görmemekte, haksızlık kaynağı diye tanımaktadırlar. Bu durumda stratejik ölçekte kaybeden taraf kim oluyor? Bu konu üzerine detaylı değinmek istedik.

Güney Kafkasya'nın jeopolitik düzeni: lider Azerbaycan ve tecrit edilen Ermenistan

Güney Kafkasya'nın jeopolitik düzeni: lider Azerbaycan ve tecrit edilen Ermenistan
05 Şubat 2019

Son dönemde Ermenistan basınında yer alan ve Nikol Paşinyan yönetiminin izlediği politikayı eleştiren yazılara sık sık rastlanıyor. Politika uzmanları, Erivan yönetiminin deneyimsiz dış politika yürüttüğünü açık şekilde dile getirmekte ve Başbakan Paşinyan'ın halkla ilişkilerinde samimi olmadığını yazmaktadırlar. Ermeni kamuoyunun Yukarı Karabağ sorununun çözüm sürecinde gelişmelerden haber alamadığı konusunda bilgiler yer almaktadır. İktidarda bulananların gelişmeleri gizli tutmasının nedeni anlaşılmağa çalışılıyor. Bu açıdan baktığımızda kendini sıradan vatandaş olarak gören ve bu sloganla yönetime geçen Paşinyan'ın gerçekleri halktan gizli tutmağa çalışması ilgi doğurmaktadır. Başbakan ve yönetiminin kamuoyu ile ilişkilerinde samimi olmağı başaramadığı açık şekilde görülüyor. Peki bu neden kaynaklanıyor? Bu soruya cevap aramak için konuya detaylı değinmek ihtiyacı duyduk.

ABD'nin Azerbaycan'a büyük ilgisi: Bolton, iş birliğinin üç yönü üzerine

ABD'nin Azerbaycan'a büyük ilgisi: Bolton, iş birliğinin üç yönü üzerine
04 Şubat 2019

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un, 29 Ocak'ta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından siyaset camiasında ve politika uzmanları arasında büyük bir hareketlilik yaşanıyor. ABD'nin Güney Kafkasya politikasında ne türlü değişikliğin yapıldığına ilişkin tahminlere sık sık rastlanıyor. Bu olaydan birkaç gün önce John Bolton'un, Nikol Paşinyan'ı da telefonla araması ilgi doğuruyor. Ermenistan Başbakanı, telefon görüşmesi sırasında ciddi konulara değinmediklerini belirtse de Ermeni politika uzmanları buna inanmıyorlar. Paşinyan'ın bazı hususları gizli tuttuğu düşünülüyor. Bunun yanı sıra John Bolton'un, Paşinyan'la bölgesel konuları, özellikle Yukarı Karabağ sorununu ele almağa gerek duymadığı izlenimi oluşuyor. Bolton'un, bu konuyu başlıca olarak Azerbaycan ile ele almağa özen gösterdiği anlaşılıyor. Bu gerçeklik bazında John Bolton ile İlham Aliyev arasında yapılan görüşmede ele alınan konular jeopolitik önem taşıdığı için bu hususa detaylı değinmek ihtiyacı duymaktayız.

Stratejik ortaklığa doğru: Erdoğan'ın "soğuk" Moskova'da "sıcak" müzakereleri

Stratejik ortaklığa doğru: Erdoğan'ın "soğuk" Moskova'da "sıcak" müzakereleri
28 Ocak 2019

Büyük devletlerin iş birliği sadece ulusal sınırlarla kısıtlı kalmamaktadır. Bu devletler, büyük jeopolitik alanda gelişmelerin hareketliliğini etkileyebilirler. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Moskova ziyareti bu bağlamda ele alındığında ilginç sonuçlara varılabilir. İki büyük devlet neredeyse tüm konularda iş birliğinin gelişmesine ilişkin mutabakat sağladı. Bu ise kapsamlı konularda beraber faaliyet yürütmek anlamına geliyor. Doğal olarak bu bağlamda akıllara önce Suriye meselesi gelir. Suriye konusunda Putin'le Erdoğan, faydalı fikir alışverişi yaptı, somut anlaşma sağlandı. İki devlet başkanı, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulması, teröre karşı ortak mücadele, istikrarın sağlanması, İdlip, Menbiç konuları, askeri alanda iş birliği ve diğer konularda ortak görüş sergiledi. Bu bazda ticaret, üretim, turizm, nükleer ve enerji alanlarında iş birliğini genişlendirmeğe ilişkin mutabakat sağlanması güncel konulardan biri olarak görülüyor. Aynı zamanda Türkiye ile Suriye arasında 1998 yılında imzalanan ve Adana Anlaşması olarak tarihe geçen anlaşmanın tekrar gündeme taşınması büyük önem arz ediyor.

Barışa hazırlık: Ermenistan hazır mı?

Barışa hazırlık: Ermenistan hazır mı?
25 Ocak 2019

Son dönemde medyada Azerbaycan ve Ermenistan Dışişleri Bakanları'nın Paris'te yaptıkları görüşmenin sonuçlarına ilişkin yorumların sayı artmaktadır. Politika uzmanları, uluslararası örgütlerin temsilcileri bu görüşmeye ilişkin kendi düşüncelerini ifade ediyorlar. Söz konusu şahıslar, daha ziyade iki bakanın Azerbaycan ve Ermeni toplumlarının barış sürecine hazırlanmasına ilişkin açıklamalarına ilgi gösteriyorlar. Bu husus Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında da ifade edildi. Fakat konuyla ilgili Ermenistan basınında yer alan haberlerin kısa analizi işin aslının tamamen farklı olduğunu gösteriyor. Ermenistan'da, gerçek anlamda asıl durumun değişik yönde sunulması amaçlanan fikirlere rastlanıyor. Ermeniler, ''barış sürecine hazırlık'' konusunu kendi çıkarları doğrultusunda sunmağa çalışıyorlar. Bu husus üzerine bir az detaylı değinmek istedik.

''Turuncu devrim''in ilk aşaması: Ermenistan, köşeye sıkışmış durumda

''Turuncu devrim''in ilk aşaması: Ermenistan, köşeye sıkışmış durumda
23 Ocak 2019

Parlamento seçimlerinin ardından Ermenistan'da siyasi dinamiğin analiziyle uğraşan politika uzmanları olumlu yorumlar yapmamaktadırlar. Uzmanlar, ülkenin ciddi sorunlarla yüzleştiğini düşünüyorlar. Önceki dönemlerde Ermeniler için umut kaynağı olan diaspora kuruluşlarının ve Ermeni yanlısı devletlerin desteği de son yıllarda önemli ölçüde azaldı. Görünen o ki Ermeni yanlısı güçler, Ermenistan'ın bir devlet olarak daha bağımsız tutum sergilemesini ve kendi potansiyeline dayanarak kalkınmasını talep ediyorlar. Erivan, şimdilik bunu yapabilecek güçte değildir. Bunun çeşitli iç ve dış nedenleri bulunuyor. Gerçek anlamda Ermenistan'da devlet yapısının henüz tam oluşturulmadığı görülmektedir. Ülke, başlıca olarak dış yardımlar sayesinde mevcudiyetini sürdürüyor. Sonuçta Ermenistan'da tüm alanlarda derin kriz yaşanıyor. Bunun yanı sıra Ermenistan için en kötü durum bölgesel projelerin dışında kalması sonucunda oluştu. Bunun da nedeni işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından çekilmemesidir. Ermenistan yönetimi, en iyi kalkınma planı ortaya koysa bile işgal ettiği Azerbaycan torpaklarından çekilmediği sürece gelişme kaydetmesi mümkün olmayacaktır.

Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı: dünya enerji haritasında yeni gelişme

Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı: dünya enerji haritasında yeni gelişme
17 Ocak 2019

Günümüzde küresel jeopolitik düzeyde karışık ve risklere sık sık rastlandığı süreç yaşanıyor. Bu süreç tüm dünyada farklı alanlarda belirsizliklere neden oluyor. Politika uzmanları, tüm insanoğluna fayda verebilecek iş birliği formatlarının gerekliliğini özellikle kaydediyorlar. Bu bağlamda Rusya-Türkiye-Azerbaycan işbirliği formatı politika uzmanlarının büyük ölçüde ilgisini çekiyor. Söz konusu devletler karışık jeopolitik bölgede bulunuyorlar. Rusya ve Türkiye büyük devletler olarak dünya politikasını etkilemek gücüne sahipler. Azerbaycan, Güney Kafkasya'da lider devlet olarak bağımsız politikasını kararlı biçimde yürütüyor. Bunun yanı sıra Rusya'da ve Azerbaycan'da zengin enerji rezervleri bulunuyor. Bu nedenle söz konusu üç ülkenin iş birliği yapması bölgesel ve küresel kapsamda jeopolitik önem arz etmektedir. Bu bağlamda birtakım önemli hususları ele almak gereksinimi duymaktayız.

Pompeo Orta Doğu'da: Washington'un bölgeye ilişkin stratejik planlarının yönleri

Pompeo Orta Doğu'da: Washington'un bölgeye ilişkin stratejik planlarının yönleri
14 Ocak 2019

Politika uzmanları, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Orta Doğu ülkelerine ziyaretinin birtakım özellikleri üzerine yorumlar yapıyorlar. Doğal olarak, konuya jeopolitik açıdan yaklaşılıyor. Washington'un Orta Doğu için karmaşık bir aşamada ne biçim adımlar atmağa çalıştığı merak ediliyor. Bu husus Donald Trump'ın, ABD askeri birliklerinin Suriye'den çekileceği yönünde aldığı karardan sonra daha büyük önem arzetmeğe başlamıştır.Yapılan yorumlar Amerika yönetiminin aslında ciddi politika yürütmeği düşündüğünü gösteriyor. Jeopolitik açıdan ABD'nin bu politikasının başlıca özelliği Orta Doğu'da birtakım yerel devleti biraraya getirmek suretiyle oluşturulacak askeri ittifakı kendi çıkarlarından yana kullanmaktır. Fakat tehlike içeren bu adım bölgede yeni savaşlara neden olabilir. Aynı zamanda Orta Doğu'nun büyük devletlerinin duruma mudahale etme olasılığı da artıyor. Çünki bu husus bir taraftan söz konusu ülkelerin güvenliğiyle ilgilidir. Bu durumda Mike Pompeo'nun bölgeyi ziyaretinin jeopolitik özellikleri üzerine detaylı değinmek ihtiyacı duyduk.

Orta Doğu'da yeni güç dengesi: ABD'nin Suriye'den çekilme kararının perde arkası

Orta Doğu'da yeni güç dengesi: ABD'nin Suriye'den çekilme kararının perde arkası
09 Ocak 2019

Politikada beklenilmeyen kararlar her zaman alınabilir. Bu kez dünyayı Donald Trump şaşırttı. Trump'ın, Amerika birliklerinin Suriye'den çekileceğine ilişkin açıklaması çok sayıda soruyu da beraberinde getirdi. Bu süreç daha başlamadı bile, hiç sonuçlanmadı da. Fakat politika uzmanları, sürecin jeopolitik sonuçlarına ilişkin tahminlerde bulunuyorlar. Yapılan tahminler aslında bölgede jeopolitik durumun önemli ölçüde karışık olduğunu gösteriyor. Büyük devletler kendi kozlarını tamamen kullanmıyorlar. Söz konusu devletlerin hareketleri daha ziyade karşı tarafın fikrini almağa yönelik manevralara benzemektedir. Bu açıdan oluşan durum bir hayli derecede düşündürücüdür. Orta Doğu'da genel jeopolitik manzaranı değiştirebilecek hareketliliğin yaşandığı görünüyor. Bu sürecin sonuçları politika uzmanları üçün merak uyandırıyor. Hangi güçler etkisini arttıracaktır? Amerika, bu duruma nasıl tepki verecektir? Bu tür sorulara cevap bulmak için konu üzerine detaylı değinmek ihtiyacı duyduk.

Avrupa Parlamentosu'nun yıllık raporu: Azerbaycan'ın girişimleri ve tutumunun güçlenmesi

Avrupa Parlamentosu'nun yıllık raporu: Azerbaycan'ın girişimleri ve tutumunun güçlenmesi
19 Aralık 2018

Son yıllar uluslararası örgütlerin Azerbaycan'la ilgili adaletli tutum sergilemesi adeta bir eğilime dönüşmüştür. Bu husus kabul edilen belgelerde de ifade edilmektedir. Ayrıca Avrupa Birliği'nin giderek daha büyük kapsamda Azerbaycan gerçeklerini itiraf ettiğini yansıtan belgeler kabul ediliyor. Bu belgelerin biri 12 Aralık'ta kabul edildi. Sözünü ettiğimiz belge, AB'nin yıllık faaliyetinin değerlendirilmesine ilişkin tahminsel analitik prensipleri içeren rapordur. Söz konusu belgede AB'nin, ortak devletlerin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve sınırlarının dokunulmazlığını desteklediği kaydediliyor. Yani, Ermenistan-Azerbaycan Yukarı Karabağ sorunu yalnız Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde, uluslararası hukuk normları ve prensipleri doğrultusunda çözüme kavuşabilir. Bu husus çok önemlidir. Aynı zamanda belgede küresel düzeyde yaşanan sürece AB'nin yaklaşımı ve oluşan durumun mümkün gelişme yönleri yer almıştır. Yani, konuyu tümüyle dünyanın jeopolitik manzarası açısından ele almak imkanı bulunuyor. İşte bu bağlamda raporda yer alan hususlar üzerine daha geniş değinmek ihtiyacı duyduk.

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

Bu adam Erdoğan'a düşman
10 Ekim 2018 Habertürk

Bu adam Erdoğan'a düşman

Daniel Pipes aynı zamanda Erdoğan'a da, Türkiye'ye de düşmandır.

Daha...
Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire
24 Eylül 2018 The Hill

Trade war set to be the United States' next foreign policy quagmire

History is littered with real wars, like those in Afghanistan, Iraq and Vietnam, that were supposed to be won quickly and cheaply but turned out to be the most expensive and inconclusive of quagmires.

Daha...