THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASETİNİN TÜM SIRLARINI AÇIYORUZ

Farklı Değerleri İçeren AEB ile AB Arasında "Ermenistan Köprüsü"

Farklı Değerleri İçeren AEB ile AB Arasında "Ermenistan Köprüsü"
27 Şubat 2017

Küresel çapta jeopolitik gelişmelerin hızlanması ile çeşitli bölgelerde mümkün değişiklikler daha da güncelleşiyor. Sır değil ki, 2017 yılında Batı ile Rusya arasında yoğun siyasi diyalog başladı.Taraflar çeşitli yönleri tartışıyorlar, ama şimdilik çelişkiler hakimdir. Bunun fonunda Ermenistan gibi küçük ülkelerin tutacağı konum da ilginçtir. Aynı şekilde Avrupa Birliği ile Avrasya Ekonomik Birliği ilişkilerinin içeriği bağlamında Erivan'ın oynadığı rol ile ilgili bazı fikirler seslendiriliyor. Ermeni uzmanlar iki kurum arasında "köprü" rolü oynamaktan bahsediyorlar. Peki gerçekte durum nedir? Ermenistan gerçekten iki büyük kurum arasında birleştirici faktör olabilir mi? Bu gibi konular üzerinde durmaya ciddi ihtiyaç görüyoruz.

Dağlık Karabağ ve Büyük Devletlerin Dış Politikası: Yeni "Yolayrıcı" mı?

Dağlık Karabağ ve Büyük Devletlerin Dış Politikası: Yeni "Yolayrıcı" mı?
19 Ocak 2017

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un 17 Ocak tarihindeki basın toplantısında Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ sorunu ile ilgili söylediği fikirlere çeşitli tepkiler veriliyor. Azerbaycan tarafı kendi temkinli tutumunu bir kez daha göstererek, gerçek durumu ifade eden fikirler seslendirdi. Bunun fonunda bir dizi Rusya ve Ermenistan medyası propaganda içerikli yazılar veriyorlar. Onlar S.Lavrov`un dediklerini daha çok işgalci Ermenistan`ın konumuna uygun yorumlamaya çalışıyorlar. Bununla hem müzakere sürecine darbe vuruluyor, hem de gerçekler tahrif ediliyor. Sonuçta, sorunun adil çözümü yoluna bir engel daha çıkarılmış oluyor.

BM'nin Yeni Dünya Düzeninin Şekillenmesinde Rolü: "Post-kriz" Aşamaya Geçiş

BM'nin Yeni Dünya Düzeninin Şekillenmesinde Rolü: "Post-kriz" Aşamaya Geçiş
12 Ocak 2017

Siyasetçiler, akademisyenler, analistler ve uzmanlar dünyanın yeni jeopolitik düzene ihtiyacının olduğunu hep vurguluyorlar. 21`inci yüzyılın başlarından itibaren küresel çapta gözlenen çeşitli tehlikeli gelişmelerin yanında bu, tamamen doğal görünüyor. Küresel sorunlar denilen ve sayısı gittikçe artan bir takım olumsuz eğilimler insanlığın varlığını bile şüphe altına almaktadır. Bu nedenle tüm devletleri tatmin edebilen ve uluslararası hukuk üzerine kurulu jeopolitik düzen oluşturulmalıdır. Şiddet, terör, çifte standartlar, yoksulluk, açlık, hukuk ihlalleri, en azından, en aza indirilmelidir. Genel olarak insanlık bu görevi yerine getirmelidir. Ancak, ilginç olduğu ölçüde hem de gariptir ki, dünya bu geçişi gerçekleştiremiyor. Bu süreçte zayıf yönlerden birinin uluslararası kurumlara öncelikle BM'ye öncelik verilmemesinden ibaret olduğunu düşünüyoruz. Teorik olarak BM'nin rolü ve önemini herkes kabul ediyor. Fakat somut işe gelince, meydana belli engeller çıkıyor. Kurtuluş yolu var mı? Araştırmacılar bu konuda hangi görüştedirler?

Ruhani Erivan'da: İran-Ermenistan İlişkilerinde Yeni Aşama?

Ruhani Erivan'da: İran-Ermenistan İlişkilerinde Yeni Aşama?
23 Aralık 2016

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani`nin Ermenistan'a ziyareti ile ilgili çeşitli analizler yapılıyor. Ermeni basını elde edilen anlaşmalardan pafoslu şekilde yazıyor. Ancak genel olarak yayınlanan yazılara analizi yaklaşıldığında, burada önyargıların olduğunu da görmek mümkündür. İran`la Ermenistan arasında birkaç belge imzalandı. Taraflar ilişkileri daha da geliştirmek niyetinden söz ediyorlar. Aynı şekilde bölgesel nitelikli projelerin gerçekleştirilmesinden söz ediliyor. Tüm bunlar Ermeni uzmanlar tarafından nedense anti-Azerbaycan ve anti-Türkiye isteriği bağlamında sunulmaktadır. Sanki İran Azerbaycan ve Türkiye'ye karşı olan işbirliği formatına ağırlık vermeye başladı. Ermenilerin bu tür davranışı gözlenilendir, çünkü onlar hiçbir zaman nesnel düşünmemişler. Bununla birlikte, gerçeklik de gösteriyor ki, İran-Azerbaycan ilişkileri üst düzeydedir ve herhangi karşıdurma söz konusu değildir. Her iki ülkenin yönetimi işbirliğini geliştirmekte kararlılar. Bu konuların jeopolitik analizi ilginç olurdu.

ABD: Aracı mı Yıkıcı mı?

ABD: Aracı mı Yıkıcı mı?
21 Aralık 2016

Amerika SSCB'nin çöküşünden sonra tek kutuplu dünyanın hakimi niteliğindedir. Elbette, şimdilik bu devletin ekonomik, siyasi ve askeri gücüne ulaşan başka bir devlet yok. ABD'nin 2017 yılı askeri bütçesi 582.7 milyar dolardır ki, bu da G-8 devletlerinin tamamının askeri bütçesinden fazladır[i]. Muhtemeldir ki, ABD uluslararası terörizmle mücadele için askeri bütçesini biraz daha artırabilir.

Küresel Jeosiyaset ve Güvenlik: Mali Kriz Fonunda Değişiklikler

Küresel Jeosiyaset ve Güvenlik: Mali Kriz Fonunda Değişiklikler
15 Aralık 2016

Ulusal para birimlerinin ABD dolarına göre değer düşüklüğü çeşitli alanları etkiliyor. İnsanların yaşam kalitesi düşüyor, bazı ülkelerde enflasyon derinleşiyor. Bu durumdan çıkış yolu aranıyor. Aynı şekilde Türkiye Rusya ve Çin'le ticareti ulusal para ile yapma kararı aldı. Uzmanlar bu değişikliğin jeopolitik dinamiği ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguluyorlar. Bu olayların arka fonunda Ortadoğu'da askeri durum da daha gergin ve dramatik bir hal alıyor. Suriye'de durum hayli karıştı. Burada savaş şiddetleniyor, taraflar arasında amansız çatışmalar oluyor. Diğer yandan ise Irak'ta IŞİD`le mücadele güçleniyor. Fakat orada hem de terör gruplarından bazıları ek güç alıyorlar. Tüm bunlar bölgenin jeopolitik manzarasını yeterince karıştırıyor. Peki onların sonucu nasıl olabilir?

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi

Türkiye'nin Yeni Sınavı: Terör, Jeosiyaset ve İslamofobi
14 Aralık 2016

İstanbul'da bir kez daha kan döküldü. Masum insanlar hayatını kaybetti. Terör amansız şekilde sivil insanlara üzüntü getirdi. Kardeş ülke bir bütün olarak katliamlara karşı yeniden birleştiğini gösterdi. Ülke yönetimi gelişim paradigmasını hayata geçirmekte kararlı olduğunu ve bunun için gereken her fedakarlığı göstermeye hazırlığını bir daha beyan etti. Dost devletler de Türk halkına başsağlığı verdiler. Azerbaycan Cumhurbaşkanı derin üzüntü duygusunu ifade etti. Uzmanlar yaşanan olayı jeopolitik bağlamda değerlendirmeğe eğilimlidirler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söyledi ki, bır takım çevrelerin Türkiye'ye karşı yürüttükleri kirli oyun söz konusudur. Eylemi doğrudan yapanlar onların emir kullarıdır. Ankara meseleyi kökünden çözmekte kararlıdır. Onu kendi yolundan kimse döndüremez. Bütün bunların fonunda son terör olayının hangi jeopolitik gelişmelere yol açabileceği meselesi güncel görünüyor. Bununla ilgili analizler yapmak zarureti mevcuttur.

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları

Türkiye ve Güney Kafkasya: Jeopolitik İstikrarın Şartları
05 Aralık 2016

Bazı uzmanlar Ankara'nın son zamanlarda dış politikada daha aktif olduğunu vurguluyorlar. Onlar belirtiyorlar ki, Türkiye Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya yönlerinde hayli etkili adımlar atmaya başladı. Aynı şekilde Ankara Ermenistan'ın silahlandırılmasına hassasiyetle yaklaşmaktadır. Ortadoğu'da Suriye'ye askeri güç yollayarak burada kendi varlığını doğrulamanın yanı sıra, Türkiye, Güney Kafkasya'da jeopolitik istikrarın sağlanması konusunda Azerbaycan ile yoğun işbirliğini geliştirmektedir. İki Türk devletinin ilişkileri bütün bölgenin istikrarı, insanların refahı ve ülkelerin güvenliğinin sağlanmasına hizmet eder. Gürcistan da bu gerçeği kabul ediyor ve Bakü-Ankara eksenine destek veriyor. Fakat bazı uzmanlar Türkiye'nin bölgedeki rolüne şüphe ile yaklaşıyor ve asılsız fikirler ileri sürüyorlar. Bu açıdan Türkiye'nin Güney Kafkasya yönünde dış politikasının bazı hususları üzerinde geniş durmaya ihtiyaç duyuyoruz.

IŞİD`in Yeni Tehdidi: Kaosu Büyütme Planı

IŞİD`in Yeni Tehdidi: Kaosu Büyütme Planı
01 Aralık 2016

Musul`a saldırının sınırları genişledikçe terör kendi acımasız yüzünü daha da güçlü şekilde göstermeye başlar. IŞİD ise sıradab insanlarda korku yaratmakta, onları ölümle tehdit etmekte devam ediyor. Bu terör örgütünün lideri son ses yazısında Ortadoğu'nun bazı ülkelerine karşı yeni bir savaşa çağırdı. IŞİD`in başına bombalar yağdıranlar bir tarafta kalmış, o kanlı ellerini yine Müslüman ülkelerine doğru yöneltmeye çalışıyor. Defalarca tekrar olunan bu gibi çelişkili süreçler jeopolitik bağlamda bir takım sorular doğuruyor. IŞİD kimdir? O, hangi güçlerle mücadele ediyor? Kimlere hizmet ediyor? Bu tip sorulara cevap vermek zordur. Görünen o ki, IŞİD Müslüman coğrafyasında kaosu güçlendirmek, yeni kanlar dökmek niyetindedir. Yine de ancak Müslümanların kanı akıtılıyor. Ne zamana kadar?

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?

Geleneksel Paradigmanın İflasından Sonra: Kaos mu, Yeni Düzen mi?
30 Kasım 2016

Şimdi dünyanın birçok analistleri küresel jeopolitik belirsizliğin saçıp savurduğunu vurguluyorlar. Aslında, bu konuda birkaç yıldır konuşuluyor, ancak bu kez konuşma daha derin hususları kapsıyor. Uzmanlar bu bağlamda esas olarak devletlerin kapasitesizliğinin artmasını ve daha dayanıksız duruma gelmesini belirtiyorlar. Kuşkusuz, yeterince ilginç bir savdır bu. Çünkü dünyanın kaderi ile doğrudan ilgilidir. Fakat bu durumun uzun süre devam etmesi insanlığı yıkıma götürebilir. Bu açıdan kurtuluş yolu nede görülüyor? Maalesef, bu konuda konuşan şimdilik yoktur. Umut veren etkenlerden biri tarihte benzeri durumların olmasıdır. Bugünkü gerçeğe bu açıdan bakıldığında, insanlık için bir fırsatın oluştuğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte, itiraf etmek gerekir ki, ona ulaşmak ciddi teorik ve pratik faaliyet gerektiriyor. Yeni paradigma oluşturmak kolay bir süreç değil!

Diplomatik köşe

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

↳Yeni layihə

Dış basın

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh
26 Ağustos 2016 The Washington Times

An 'unfrozen' conflict in Nagorno-Karabakh

Without clarity by the West, another war in the Caucasus is inevitable

Daha...
Mehmetçik Suriye'de
25 Ağustos 2016 Milliyet

Mehmetçik Suriye'de

Mehmetçik komşu ülkenin kuzeyindeki topraklara ayak bastı...

Daha...

Dünya Kentleri