THE THINKING OF FUTURE
BİZ DÜNYA SİYASƏTİNİN BÜTÜN SİRLƏRİNİ AÇIRIQ

'ABD'nin çocukları' bu kez başaramadı

 0 şərh Yazı aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap
1782
Yazı aralığı+- AFont Ölçüsü+- Çap

Bakı, 19 iyul 2016 – Newtimes.az

Türkiye'ye yönelik çok uluslu bir işgal hareketi daha Türk halkının Çanakkale ve Kut'ül-Ammare'yi aratmayan direniş ruhuyla hezimete uğratıldı. Haçlı piçlerinden aldıkları işaretle seçilmiş Cumhurbaşkanı ve hükümeti tankla, topla, savaş uçaklarıyla devirmeye kalkışan "fettuşi robotlar''a en güzel cevabı destan yazan halk verdi. Tarihi bir zafere daha imza attılar. Ezan ve salalarla sokağa dökülen bu millet, darbeye yeltenen FETÖ'cülere unutamayacakları bir darbe indirdi.

Çengelköy'de şehit olan gazeteci arkadaşımız Mustafa Cambaz ve diğer kahramanların direnişiyle simgelenen bu istiklal ruhu, işgalci "üst aklın'' rezil suratına Osmanlı tokadı gibi indi. "Amerika'nın çocukları ve adamları'' ilk kez başaramadı. Bu son kurşunlarıydı.

Cepheye sürülen köle ruhlu ''fettuşiler'' kimseyi yanıltmasın. Bu organize terörizmin kurmay karargâhında ABD, Avrupalı devletler ve Rusya'dan oluşan müstemlekeci akıl vardı. Darbe sürecindeki Batılı yayınlara ve ABD'nin sinik tavrına bakınca, bu saldırıyı kimin koordine ettiği netleşiyor.

Nitekim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Soylu da "Darbenin arkasında Amerika var.'' dedi. Biz de biliyoruz ki emperyalist siyasette tesadüflere yer yoktur. Haçlıların Kudüs'ü 1099'da işgal ettikleri gün olan 15 Temmuz'da ülkemize saldırmaları bir rastlantı olamaz.

Can Dündar'ların darbeden birkaç gün önce apar topar yurt dışına çıkarılmasından 30 Mayıs'ta Foreign Affairs'te yayımlanan "Türkiye'nin bir sonraki askeri darbesi'' adlı makalesine kadar, her şeyin belli bir planla yapıldığı çok açık. Yoksa daha darbeciler harekete geçer geçmez ABD elçiliği, Washington'a "Turkish uprising/Türk intifadası'' başladı diye "beklenen muştuyu'' uçurur muydu?

Bu nobranlık, bir diplomatik skandaldan öte 'cürm-ü meşhuttur', suçüstü yakalanmadır. Mısır'daki darbenin de askerî değil bir "halk darbesi'' olduğunu savunmuştu Obama yönetimi. Türkiye için de "halk darbesi'' anlamına gelecek "Türk intifadası'' ifadesinin seçilmesi bilinçlidir.

Ayrıca darbenin ilk saatlerinde sırra kadem basan Beyaz Saray, ancak rüzgar değişince "Seçilmiş hükümetin yanındayız.'' teranesini geveleyebildi. Bunu yaparken bile suçlarını itiraf ettiler. Dışişleri Bakanı Kerry'nin sarf ettiği şu cümleye bakar mısınız: "Darbe çok parlak bir şekilde planlanmış ve uygulamaya geçmiş gibi görünmüyor.'' Kerry, "ABD'nin çocukları'' başaramadı diye adeta hayıflanıyor.

Evet, bu işgalin çok uluslu bir Haçlı saldırısı olduğu ve önceden planlandığının en büyük kanıtı ise Batılı medyanın darbeciler harekete geçer geçmez başladığı militer kara propagandaydı.

Arap basını ve İslam ülkeleri, "Türkler, vatan ne demek iyi biliyor!'' diye coşku ve gıptayla direnen halkımıza destek verirken Haçlı medyası "Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya'dan sonra İngiltere'den de sığınma talebinde bulundu. Uçağı Berlin yolunda.'' diye kirli manşetler atıyordu.

Batılı medya daha ilk dakikadan itibaren milli iradeyi rehin almaya çalışan darbecileri övgüye boğmaya başladı. Tıpkı Mısır'da olduğu gibi askeri darbeyi bir "milli kalkışma” ve "otoriterleşen Erdoğan'a halkın isyanı'' şeklinde sunmaya çalıştılar.

İşte tarihe geçsin diye Haçlı medyasının işgalci yüzünü deşifre eden bazı kayıtlar...

Kraliçe'nin gazetesi The Daily Telegraph (İngiltere): "Laik anayasanın koruyucusu asker harekete geçti.''

Obama'nın amiral gemisi NYT (ABD): "Erdoğan Türkiye'yi yönetilemez hale getirdi.''

İngiliz Lordu Strickland'ın gazetesi Times of Malta (Malta): "İsyanda sadece birkaç albay yer almıyor. AB kaynakları darbenin başarılı olacağı kanaatinde.''

Tanklara direnen halkın karelerini çarpıtan Kremlin'in resmi ağzı Sputnik (Rusya): "İnsanlar darbeyi kutlamaya başladı.''

Erdoğan'ın Atatürk Havalimanı'ndaki fotoğrafını kullanan WP ve Newsweek grubu denetimindeki haber portallarından The Daily Beast (ABD): "Erdoğan Almanya'ya değil Londra'ya gidiyor.''

150 milyon takipçisi olan dijital medya devi Vox (ABD): "Demokrasi ve laikliğin düşmanı Erdoğan, askerlerin sabrını taşırdı.''

2006'da "Ortadoğu'nun kanlı sınırları'' makalesiyle gündem olan Amerikalı emekli Albay Ralph Peters'in Fox'taki yorumu: "Eğer darbe başarılı olursa İslamcılar kaybedecek, biz kazanacağız.''

Darbecilerin başaramayacağı anlaşılınca Batılı medya bu kez hep bir ağızdan "Bu bir tiyatro'', "Nazilerin oyunu gibi'', "Erdoğan gücünü daha da pekiştirecek'' diyerek ağlaşmaya ve eski mavalları okumaya başladı.

Bu kirli medyadan demokrasi destanı yazan kahraman milletimize tek satır da olsa teşekkür eden çıkmadı. Çünkü "onlardan olmadıkça bizden asla razı olamayacaklarını'' çok iyi biliyoruz.

Zaman

Oxşar yazılar

Azərbaycanın xarici ölkələrdəki diplomatik nümayəndəlikləri twitterdə

Yeni layihə

Xarici mətbuat

İran-Rusya ittifakının geleceği ve Trump politikaları
13 fevral 2017 Anadolu Ajansı

İran-Rusya ittifakının geleceği ve Trump politikaları

ABD Başkanı Trump'ın işbaşına gelmesiyle ABD-Rusya ilişkilerinin düzene gireceğine dair işaretler, İran'ı yeniden hedef haline getirdi.

Davamı...
How To Address Strategic Insecurity In A Turbulent Age
03 yanvar 2017 The Huffington Post

How To Address Strategic Insecurity In A Turbulent Age

The ideal geopolitical response to the crisis of global power is a trilateral connection between the United States, China and Russia.

Davamı...